İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çocuklarda Düşme ve Çarpma Sonucunda Oluşan Kırıklar

2019 yılının yaz ayı boyunca her ay neredeyse bir kırık ile ailemiz karşılaştı. Büyük küçük ayak-kol kırıkları acımızı acıtsa da bir şekilde çok şükür üstesinden geldik. Şuanda Allah’a şükür sorunumuz yok. Peki bizde ki kırıklar nasıl başımıza geldi? Büyük küçük derken kimin kırıkları oluştu? İşte hepsi burada…

Yaz tatili için planlar yapmaya başlamıştık ne de olsa okullar kapanacaktı. Fakat bazen her isteğimiz olmuyor , siz bazı şeyleri ne kadar çok isterseniz o isteklerinizi maalesef zamanında yapamıyorsunuz. İşte tam da bizim öyle oldu. İlk olarak Batuhan ayağını kırdı ,hem de bilekten. Merdivenden inerken nasıl olduğunu onunda anlamadığı bir son basamak kazası. Ayağında bir ağrı hissediyor, tansiyonu düşüyor ve kendini yerde buluyor. Tek tesellimiz başını vurmamış olması aslında. Yanına gittiğimde “Neden dikkat etmiyorsun, acele yapma işini, koştura koştura her yere gidiyorsun” diye de adama kızmışlığım oldu. Ahh Burcu ahh adam can çekişiyor sen ne yapıyorsun? diye sonradan çok sordum kendime . Ama işte o anda ne yapacağınızı bilmiyorsunuz, benim aklıma kırık hiç gelmemişti . Neyse ilk olarak hemen buz koyduk, hastaneye gidene kadar buz ayağında kaldı. İyi ki de öyle yapmışız. En yakın hastaneye gittik ve filmler çekildi evet ayak bilekten kırılmıştı. Şimdi ne yapacağız? nasıl üstesinden geleceğiz? ya iyileşmezse ? diye düşünmeye başlamıştık ki çok çabuk toparladı. Tabi bunda hepimizin payı var. Annem sağ olsun hep yanındaydı , biz yürütmedik, babaannemden kalan değnekler vardı falan derken tam 20 gün sonra çok şükür alçısı çıktı. Tabi bana yapmış olduğu o kötü şakadan sonra ona biraz kızdım ama neyse dedim. Şaka mı? Evet evet şaka yaptı bana , doktor daha öncesinde eğer sorun olursa ameliyat etmemiz gerekebilir demişti, sözde kırık kaynamamış ve ameliyat olması gerekiyormuş. Tabi ben bir panik bir panik çok kötü olmuştum. Çok şükür şakaydı…

Hadi bakalım artık ayak alçıdan çıktı, tatil planı yapalım derken… Temmuz ayında Kartal’ın kolu kırıldı. Hem de nasıl bir kırık. Sağ kolu bilekle dirsek arasında yokuş bir haldeydi . O kadar korkunçtu ki anlatamam, hayatım boyunca hiç gözümün önünden gitmeyecek maalesef . O gün annemler Konya’dan gelmiş abimlerle toplanmıştık. Çocuklar koşarak oyunlar oynuyorlardı. Kartal aslında koltukta pek atlayıp zıplamaz ama o gün yapacağı tuttu ve kolunun üzerine düştü . O kolunu görünce ben panik halde bağırmaya başladım iyi ki yukarıdan tutmuşuz ve hastaneye o şekilde gitmişiz. Hemen en yakın özel hastaneye gittik fakat ortopedi olmadığı için devlet hastanesine yönlendiriyoruz dediler . Çocuk acı çekiyor biz özel hastanelerde harap oluyorduk derken bırakın yaaa dedim gidelim Devlet hastanesine… Yoldaki o tümseklerden geçerken Kartal’ın ağlaması benim tansiyonumun düşmesi, panik olmam derken girdik hastaneye. Yok giriş işlemleri yok kayıt açılsın derken zaman kaybı ve sonunda doktora giriş. Ben ağlar Kartal ağlar … Doktor dayanamadı ve siz çıkın lütfen dedi, biz çıktık onları yalnız bıraktık ve Kartal’ın çığlıkları . Sonrasında çağırdılar bizi içeriye kuzum ağlamaktan kucağımda sızdı, çok kötüydü çok. Tam 43 gün alçıda kaldı çocuğun kolu. Tatile de alçılı gitmek zorunda kaldık maalesef sırf okullar açılmadan İpek hanımın gönlü olsun diye. Ama Kartal en iyi şekilde eğlendi 🙂 koluna aldırış etmeden.

Kol ve bacak kırıklarını yaşadıktan sonra aman kızım demeye başladım, dikkat et sana da birşey olmasın diye .Çok şükür Allah korudu. Çok kötü bir şey gerçekten, Allah kimseye göstermesin. O hastaneler kırıklarla doluydu. Kol-Bacak-Ayak … Hastane çok önemli, doktor önemli ve sizin yapmış olduğunuz hareketlerde .Eğer doktorun dediklerini yapmazsanız maalesef kısa sürede iyileşemezsiniz. Allah bir daha yaşatmasın .

Bol bol kemik sulu çorbalar içildi, kırıkların iyileşmesi için yemekler yendi. Buz tutuldu derken çok şükür sorunsuz bitti. Kartal’ın kolu tam alçı olduğu için hareket sorunu yaşarız diye korktuk ama çok şükür onu da atlattık. Alçı çıktığında kolu buruş buruş olmuştu, biraz yaralarda olmuştu ama çok şükür çok çok iyi kaynamıştı. Şimdi her hareketinde korkuyorum, aman oğlum dikkat et, aman bak kolun kırıldı diyorum kızıyorlar bana ama ne yapayım anneyim ben 🙁

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir