İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

3. SINIF ÖĞRENCİ ANNESİ OLMAK

Çocuğunuz ilk okulda okuyorsa işte tam da siz de benim gibisiniz demektir. Hele de çalışan bir anneyseniz o zaman işte her şey daha da yakınlaştırır bizi birbirimize.

Facebookta yüzlerce belki de gruplar var ilk okul öğrencileri, anneleri, öğretmenleri ile ilgili. Üye misin? diye sorarsanız eğer üyeyim ama hiç girmiyorum ta ki gruptan bir veli yazmadığı, bir şey sormadığı sürece. Hayatımız hep sosyal medya olmuş. Günümüzün çoğunu maalesef buralarda geçiriyoruz. Facebook-Twitter-Instagram. İnanır mısınız yoğun bir iş gününden sonra eve gidene kadar gideceğim sürede instagrama giriyorum sabah ve akşam 1 er saat. Çocuklar uyuduktan sonra da 1 er saat dolaşıp maalesef günün yorgunluğunu uyuyarak geçiriyorum. Bir zamanlar Burcu 1Anne neydi yahuuu o etkinlikten çık diğer etkinliğe koşa koşa git, aman sakın sosyal medya da paylaşım yapmamazlık yapma, internetini en iyi şekilde kullan, sonra da yine koşa koşa o gün ile ilgili yazını yaz. Neyse bunlar geride kaldı, insan yaş aldıkça bazı şeyleri bırakıyor 🙂 ben de öyle yaptım. Uzaktan herkesi izliyorum ne yapayım?

Gelelim 3. sınıf öğrenci annesi olmak nedir? Nasıl geçiyor? Birlikte neler yapıyoruz? Okul için hazırlıklarımız neler?

Her geçen zaman gerçekten zorlaştığını gördüğüm bir eğitimin içerisindeyiz. 3. sınıfa başlayan İpek hala okuma isteğini kazanamadı ama matematik dersini çok seviyor. İstediği zaman 60 sayfalık kitabı 40 dk da okurken istemediği zaman neredeyse 2 saatte daha yarılamış oluyor. Peki biz ne yapıyoruz? neler yapamıyoruz? Öncelikle çalışan bir anne olmanın zorluklarını maalesef okul hayatında yaşamaya devam ediyorum. Sabah 07:00 da İpek’i kahvaltı için kaldırıyorum, yarım saat içerisinde saçını yapıp, kahvaltısını yaptırıp ben evden çıkıyorum. İpek servis için evde 1 saat bekliyor. Erken kaldırmalı mıyım? kaldırmasam kahvaltısını yapar mı? Anneannesine sorun yaşatır mı diye düşünmeden edemediğim için her gün bu saatte maalesef kalkıyor. Akşam 19:30 da eve geldiğimde önceliğim tabi ki İpek oluyor .Onun yapmış olduğu ödevleri kontrol ediyor, hataları varsa onları gösteriyor ve tekrar üzerinden düzeltme yapıyoruz. Sonra ne oluyor? derseniz eğer yaklaşık 1 saat oyun oynama süresi var .21:30 da da yatıyor. Bu bir hafta boyunca böyle devam ederken haftasonları da aynı şekilde ilerliyor ama daha çok oyun oynayarak. Ben devamlı onu tetikleyici bir anne olarak, hadi İpek, hadi İpek diyerek hep yanında olmaya çalışıyorum. Ev-iş-çocuklar derken kendimden geçmiş bir durumdayım. Her geçen yıl biraz daha zorlaşarak devam ederken korkmuyor da değilim. 2 yaş- 3 yaş sendromlarının yanı sıra bir de buluğ çağlarının olduğunu düşünüyorum ve sanırım biz erken gireceğiz. Şimdiden sitresler, sıkıntılar yaşıyoruz. 8 yaş sendromu da kesin vardır buna eminim. Aynı yaş grubundaki annelerin sorunları da aynı oluyor kesinlikle.

Okulun ilk veli toplantısında öğretmenin İpek için ilk söylediği şey “çok isteksiz, hep hadi İpek bunu da sen söyle” diyerek geçiyor dedi. O zaman işte kusurun ben de olduğunu bir kez daha gördüm. Çünkü arkasında annesi olduğu sürece yanlış yapsa da bir düzeltici hep var.

Hikaye kitabı sayfalarımız arttı, kitaplardaki konular aynı olmasına rağmen daha çok alıştırma yapılmaya başlandı, Matematik üç basamaklılara geçildi, pratik çarpım tablosu öğrenildi derken yarı tatile girecek çocuklar neredeyse .3. sınıf öğrenci annesi olmak hele çalışan anneler için gerçekten çok zormuş , hakkımızda hayırlısı olsun, Allah hepimize zihin açıklığı verirken sabır da versin. Benim bazı zamanlar çok ihtiyacım olabiliyor 🙂

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir