Merve Annenin Doğum Hikayesi

Merve Annenin Doğum Hikayesi

13 Şubat 2015 0 Yazar: Burcu Öğünlü
Doğum hikayeleri birbirinden farklı ve çok özeldir. Bizlerle hikayesini paylaşan bütün annelerimize teşekkür ediyoruz. Olumlu yada olumsuz yaşamış oldukları olayları en içten şekilde yazarak bizlerle paylaşan annelerimizden bugün de biri var. Merve hanım, oğluna kavuşma hikayesini bakın nasıl anlatıyor.
Eğer sizlerde “Benim de doğum hikayemi paylaşın” diyorsanız hemen
merhaba@1baba1anne.com a mail atın. Hikayelerinizi seve seve paylaşırız.
Merve hanıma çok teşekkür ediyoruz ve bu güzel doğum hikayesi ile sizleri baş başa bırakıyoruz.
“Eşimle temmuz 2011’de evlendik ve iki yıl sonra hayatımıza üç kişi olarak devam etmeye karar verdik.15 mayıs 2013 gecesi rüyamda hamile olduğumu gördüm ve ertesi gün hemen test yaptım. Sonuç pozitifti o an ne yapacağımı şaşırdım ilk eşime sürpriz yapacaktım, akşamı zor ettim. Güzel bir yemek hazırladım ve minik patikler alarak eşime hediye paketi yaptım. O gün nişan yıl dönümümüzdü normalde kutlamıyorduk fakat ben eşime o bahaneyle hediyeyi verdim. Açtığında yüzündeki ifade bana sarılması ve hissettiklerimiz çok tarifsizdi. Anne baba olacaktık ötesi varmı? Hamileleğim gayet güzel sorunsuz gidiyordu. Ancak bizim minik yaramaz bir türlü cinsiyetini göstermedi. 5. ayımıza girmiştik doktorumuzda hep kız olduğu üzerinde duruyordu. Ancak ben yine rüyamda oğlum olduğunu gördüm. Daha sonrasındada doktorumuz erkek olduğunu söyledi.Böylece oğlumuzu beklemeye devam ettik..
6 aralık 2013 günü eşimle sinemaya gitmiştik, çıkışta hafif suyum gelmişti. Gerçi ben emin değildim çünkü hamilelikte idrar kaçırmasıda oluyordu. Doktorumu aradım çağırdı hemen gittik.Kontrolden sonra gelen sıvının maalesef amniyo sıvısı olduğunu öğrendik. Beklenen doğum tarihi 20 ocaktı yani daha 7 haftamız vardı. Hemen bebeğimin ciğerleri gelişmesi için iğneler yapıldı ve ilaçlar verildi. Doktor sürekli yatmam gerektiğini söyledi. Eve gittik ve ertesi akşam oturduğumuz semtte elektrikler kesildi.7 aralık cumartesiden 10 aralık salı gününe kadar gelmedi. Eşim sürekli arayıp şikayet ediyordu ama sonuç yok arıza varmış. Salı akşamı kayınvalidem geldi ve onlara gitmeye karar verdik hareket etmemem gerekiyordu fakat üç gündür elektrik yoktu ev buz gibiydi.Mecburen o akşam yola çıktık. Biz beylikdüzünde kayınvalidem kağıthanede oturuyordu. Hava yoğun karlıydı tipi vardı ve yollar kaymaya başlamıştı. Hatta bizim arabamızda bikaç kez kaydı, bende bu sırada kendimi kastım ve biraz daha suyum geldi. Ertesi sabah oğlumun hareketlerinde azalma olduğunu hissettim hemde karnım sanki inmeye başlamıştı. Sabah hep birlikte hastaneye gittik doktorum suyumun azaldığını ve daha fazla beklememizin riskli olduğunu söyledi üstelik enfeksiyonda başlamıştı. Akabinde yarım saat içinde beni sezeryana aldılar. O gün 11.12.13′ tü tarih ve sırf bu tarih yüzünden herkes o günü tercih etmiş hastane oldukça yoğundu. Fakat benim acil durumum sebebiyle önce aldılar.
Erken doğum olduğu için çok korkuyordum bebeğim 34 haftalıktı çok daha erken doğanları bile yaşattıklarını biliyordum fakat insan kendi başına gelince teselli olmuyor bir türlü..
Genel anesteziyle sezeryan oldum çünkü taşikardim vardı. Kendime geldiğimde her anne gibi ilk bebeğimi sordum. Küvezde olduğunu ve iyi olduğunu söylediler. Beni odama aldılar ama oda boştu. Diğer odalardan bebek sesleri geliyordu herkes bebeğine kavuşmuştu ama ben daha görememiştim bile :((( Oldukça zor bir durum biryandan sağlıklı olduğu için Allah şükür ediyordum. Biryandanda onu görüp koklayamamanın üzüntüsünü yaşıyordum. Gece 2 de bebeğimi görmeye yenidoğan yoğun bakıma gittim. Minicikti 2.330 gr rengi kırmızıydı. Enfeksiyon riski sebebiyle kucağıma almama izin vermediler. İki gün sonunda ben eve çıktım ama bebeğim üç gün daha kaldı veeee 16 aralık pazartesi günü onu almaya gittik. Allahım onu kucağıma alacak ve o cennet kokusunu hissedecektim. Oğlumu kucağıma aldığım an, hayatımda böyle büyük mutluluk ve heyecan duymamıştım tarifizdi… Sonunda kavuşmuştuk Allah herkesin yavrusunu anne babasına bağışlasın ve isteyen herkese bu eşsiz duyguyu yaşatsın inşallah…”