İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çocuklarımız İçin Güvenli Ortamlar Yaratalım -2

Çocuklarımız için güvenli ortamlar yaratmak amacı ile yola çıkmıştık bir süre önce. İlk yazımız için buraya tıklamanız yeterli .Güvenli ortamlar yaratmanın birinci koşulu her zaman tedbirli olup “benim çocuğum yapmaz” yaklaşımından kurtulmaktı. Şimdi diğer aşamalarına geçelim yavaş yavaş.

Öncelikle Tehlike ve Riski tanımlamak istiyorum sizlere. Çünkü kazaları önlemenin yolu tehlikeyi önceden tespit edip riskleri ortadan kaldırmak demiştik.

Tehlike nedir? Risk nedir?

Tehlike, insana eşyaya ve tüm canlılara zarar verme potansiyeli olan her şey olarak tanımlanabilir. Risk ise kısaca tehlike durumundaki zararın gerçekleşme ihtimalidir. Örnekle açıklamak gerekirse; zemine dökülmüş bir sıvı TEHLİKE iken birinin o sıvıya basıp kayarak düşme ihtimali de RiSKtir. Eğer tehlikeyi fark edemezsek riskleri de ortadan kaldırma ihtimalimiz olamaz bu yüzden tehlikeleri görebilmemiz gerekmektedir. Hani “Kaza Geliyorum Demez” diye bir atasözümüz vardır ya ,aslında atalarımıza her ne kadar saygı duysak da bu söze katılmak artık mümkün değil çünkü her kaza geliyorum diyor. Eğer algılarımız açıksa biz kazanın geleceğini önceden görebiliyoruz. Tehlikeler aslında bize kazanın geleceğini önceden haber veren durumlar. Tehlikeyi gördüğümüzde kaza olma ihtimalini yani RİSK’leri ortadan kaldırıyoruz.

Örneklere devam edelim; Mutfakta tezgah altında duran temizlik deterjanları 5 yaşından küçük bir çocuk için oldukça dikkat çekici olmasının yanında aslında birer TEHLİKE’dir. Peki bunun tehlike olduğunun farkında mıyız değil miyiz? Farkında isek kazanın geliyorum dediğini duyduk demektir.  O zaman ne yaparız tüm deterjanları çocukların ulaşamayacakları yerlere koyarız. Bu durumda çocuğun deterjanı içmesi ya da eline yüzüne sürmesi gibi RİSK’ leri ortadan kaldırmış oluruz. Bir örnek daha verelim; çekmecede duran kesici bir alet yine 5 yaşından küçük bir çocuk için evin en heyecan verici eşyası olan çekmeceler içerisinde olabilecek en büyük TEHLİKE’dir. Çocuklarımızın ulaşabileceği bu alanlarda unuttuğumuz yada bulunmasında sakınca görmediğimiz bu kesici ve delici aletlere çocuğumuzun ulaşma ihtimali büyük bir RİSK’i meydana getirmektedir.

Demek ki ev kazalarından kurtulmanın 2. Yolu Tehlike Avcılığı yapmakmış. Ebeveynler olarak hepimiz birer tehlike avcısı olmaz isek maalesef ki bu tehlikeler birer birer evlatlarımızı avlayacak kimine geri dönüşümü olmayan zararlar verecek.

TEHLİKE avcıları olarak TEHLİKE kavramını daha iyi bilmeliyiz. Tehlikeleri nasıl avlayabiliriz ? Tehlikeler 3 gruba ayrılır;

  • Görülebilen Tehlikeler
  • Gizli Tehlikeler
  • Gelişen Tehlikeler

Daha detaya inersek; Görülebilen Tehlikeler, gözle görülebilen ve kontrol esnasında tanımlanan aşikar tehlikelerdir. Örneğin; Dağınıklık, tertipsizlik, ıslak zeminler, korkuluğu olmayan merdivenler, takılmaya sebebiyet verici nesneler görülebilir tehlikeler arasında sayılabilir.

Gizli Tehlikeler; üzerine eğilmeden veya ele alınmadan kolayca tespit edilemeyen tehlikelerdir. Örneğin elektrik akımına kapılma, zehirli gazlar, kapalı alanlarda buharlaşma, radyoaktif kaynaklı emisyonlar.

Gelişen Tehlikeler ise düzeltilmediği taktirde ileride daha vahim durumlar yaratacak türdeki tehlikelerdir. Paslanmış bir balkon korkuluğu, zamanla yıpranmış bir oyuncak bile gelişen tehlikeler arasında sayılabilir.

O zaman Tehlike avcılığımız başlıyor. Düşünmeye başlayalım evimizdeki Görülebilen, Gizli ve Gelişen Tehlikeleri avlayalım… Kazasız nice güzel seneler diliyorum ayrıca hepinize…

Saygılarımla,

Yasemin TANRIVER ÖZTÜRK

3 Yorum

  1. Mustafa MEMİÇOĞLU 16 Ocak 2015

    Yasemin hanım bende A sınıfı İGU’yım,iki tane küçük çocugum var, bir anne duyarlılığı ile kaleme almışsınız, yazınızı çok beğendim,tekrar ben teşekkür ederim.

Bir cevap yazın