İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Cafer Şen İle Röportaj

“Blog yazmıyorum ama profesyonel bir takipçiyim”

Böyle takipçilerin olması ne kadar güzel değil mi? hele de bu dönemde. Sosyal medya artık o kadar geniş ki herkese her şekilde ulaşabiliyorsunuz. Biz de Cafer beye Handemizin sayesin de tanıma fırsatına sahip olduk. Handemiz bizim için gerçekten çok önemli insanları bulmamıza neden oldu ve sizler de mutlaka bu insanları takip etmelisiniz.

Cafer bey ile baba olmak üzerine konuştuk, baba olmak her erkeğin sahip olabileceği en güzel duygudur sanırım. Cimcime hayatımıza girdikten sonra onunla aldığımız her nefes bizler için önemli oldu. Cafer bey de oğlu ile hayat buldu. Bizlerle olduğu için çok teşekkür ediyoruz ve bu güzel röportajımıza herkesi bekliyoruz.

Çanakkale’ye yolumuz düştüğünde kapınızı mutlaka çalacağız ,haberiniz olsun ŞEN ailesi 🙂

Merhaba Cafer Bey, kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz bizlere?

Merhaba. 1985 Tokat doğumluyum, 4 çocuklu ailenin 2. Çocuğuyum, henüz 15 günlük iken geldiğim İstanbul Ümraniye’de İlk Okul, Orta Okul ve Lise öğrenimi mi tamamladım. Okuldan sonra 1 yıl kadar özel sektör işlerinde çalıştım. Benim haberim yok iken – Abimin tercih formunu doldurması sonucu tamamen üniversiteli oldum. 2005 yılında ailemden ve İstanbul’dan ayrılarak üniversite okumak için Mersin/Silifke-Taşucu’na gittim.(2 yıllık/İnşaat teknikerliği) Bura da ilk yılım tamamen okul ve yurt arası geçti, asosyal bir kişiliğe girmiştim, ta ki 2. Sınıfta ‘’o’’ gelene kadar.(Gamze’m)

Eşinizle nasıl tanıştınız?

Üniversite 2. Sınıf olmuştum ve Üniversitenin bulunduğu bölge tatil bölgesi olduğu için tatil yaparım hevesi ile yaz tatilimi kısa kesip Taşucu’na döndüm, benim gibi düşünen arkadaşlarım da vardı onlar ile birlikte -tüm kış cefasını çektiğimiz Taşucu’nun sefasını sürmeye başladık-  tam olarak tarihini hatırlamıyorum ama 2006 yılının Eylül ayı idi. Okuldan bir arkadaşım ile akşam yemek yemeği için sahilde bulunan çınar altı kafeye gitmiştik, hemen arka masamızda yine arkadaşlarım vardı ama 1 kişi hariç, onu tanımıyordum ama mutlaka tanımalıydım. Daha önce hiç yapmadığım bir tavırla hemen yanına gittim ve adını sordum. Buraya kadar her şey normal gibi duruyor ama konuşmanın akıbeti şöyle oldu;

-demek adın Gamze, ne güzel isim.

-ben hiç beğenmiyorum!

-neden, çok güzel bir ismin var,

-….

-sana bir şey söyleyeyim mi? Ben seni alacam ve biz evleneceğiz!

Ben bu son sözü söyleyince Gamze ve masadakiler çok şaşırdılar, beklenmeyen bir tepki olmuştu çünkü. Ama ben kararlıydım, bu kızı alacaktım ve en sonunda aldım.

“Blog yazmıyorum ama profesyonel bir takipçiyim ” diyorsunuz peki sosyal medya ile aranız nasıl? Sizlere nasıl ulaşabiliriz?

Blog yazmayı çok istedim ama açıkçası beceremedim, elime yüzüme gözüme bulaştırdım ve vazgeçtim.Sosyal medya ile aram iyi aktif bir şekilde takip eder ve kullanırım. Bana ulaşmak isteyen olursa eğer Twitter da ben: @CG_Caglayan Google+ da ben : Cafer ŞEN İnstagram da ben: cafer_sen

Oğlunuz Ege ile birlikte olduğunuz zamanlar neler yapıyorsunuz?

Oğlum ile birlikte olduğumuz zaman genelde ev içinde oyunlar oynarız, parka gideriz bisiklet süreriz ve bulunduğumuz yer imkanları güzel olduğu için özellikle yaz aylarında denizden çıkmıyoruz diyebilirim. Tabi bunlar için beyefendiden randevu almak gerekiyor zira okul ve okul sonrası aktivitelerden dolayı pek fazla boş vakidi olmuyor. Vakti olmaz ise kaçırıyorum.

Çanakkale de hayat nasıl? Alışabildiniz mi?

Çanakkale’yi tek bir kelime ile ifade etmem gerekirse *Mükemmel bir yer. Bu mükemmelciğini muhteşem Kaz dağları manzarası, Ege Denizi ve Marmara Denizi sahil ve plajları ve Kurtuluş Savaşımızın ilk göstergesi olan *Çanakkale deniz savaşları ile pekiştiren bir yer. Buram buram kahramanlık kokan, maneviyat yüklü ve bir gelenin asla ayrılmak istemeyeceği ve asla yaşlanmayacağı bir yer. Şehir olarak kozmopolit ve demokrat bir şehir. İşte bu yüzden şehre ilk ayak bastığım andan itibaren sevdim ve alıştım diyebilirim. Gamze’m ilk önce yabancılık çekse de özellikle iş bulduktan sonra tamamen alıştı ve buradan ayrılmayı hiç düşünmüyoruz.

Baba olduktan sonra hayatınız da neler değişti? Size göre “Baba Olmak” ne demek?

Baba olduktan sonra hayatımız tam anlamı ile 360 derece değişti. 2 kişilik bir aile iken istediğimiz gibi gezebilirdik ama artık tüm planlar Ege Çağlayan’a göre yapılmaya ve ona uymayan hiçbir duruma girmemeye başladık. Eve alınan yiyecekler değişti, plan proje ve tasarruf başladı, çünkü gelecek inşa ediyoruz ve imkanları tam olsun istiyoruz.

Baba olmak, anne olmak gibi iç güdüsel değil sonra dan öğreniyor insan. Sonradan öğrendiği içinde afallıyor, afallama geçince de mükemmel bir baba nasıl olunur onun derdine düşüyor. İşte benim için *Baba olmak ilk sürecinden beri böyle. Sonrası ise bulut üzerinde yürümek gibi tarifi çooook zor.

Babalara ve baba adaylarına neler söylemek istersiniz?

Babalara söylenecek pek fazla bir şey yok ama baba adaylarına tavsiyemdir, eşinizin hamileliği döneminde yaşamış veya yaşayacak olduğu stres heyecan ve duygu patlamalarına karşı sağ görüşlü olun ve eşinizi destekleyin.(o heyecanı ben çok iyi yaşadım)

Teşekkür ederim, Sevgi ve saygılarımla

Cafer ŞEN

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın