İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gülden Görgülü Güler İle Röportaj

Anne Olunca Her Şey Başkaymış…
Hayatın Anne olduktan sonra değiştiğini bazen zorluklarının olmasına rağmen onun kokusunu içine çektiğin zaman her şeyin unutulduğunu belki de bir kez daha gösteriyor bu röportaj bize. Hayat Çocukla Çok Güzel demeye devam edeceğim gibi bunu da vurgulamayı hep sürdüreceğim. Bugün bizlerle bir anne beraber oluyor, elinden gelenin en güzelini yapmış ve yapmaya devam ediyor. Hikayeler, masallar anlatırken bizleri ve çocuklarımızı başka yerlere götürebiliyor. Evet bugün bizlerle “Ege’nin Kitabının” yazarı, Hikaye-Masal sitesinin sahibi Gülden Görgülü Güler bizlerle.
Gülden ile iletişime geçmek çok kolay, bütün sosyal medya hesaplarından ona kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Hikayelerini dinleyebilirsiniz. Gülden’e çok teşekkür ediyoruz ve bakalım bizler için neler anlatmış, hadi buyrun…
Hamilelik dönemin nasıl geçti? Mide bulantısı, baş dönmesi ,aşerme gibi sorunlar yaşadın mı?
Öncelikle belirtmeliyim ki eşimi çocuk konusunda ikna etmem epey bir zamanımı aldı. Neyse o faslı atlattıktan sonra nasıl olsa hemen olmazın rahatlığıyla yola çıktık. Yol uzun olacak sanmıştık ama gideceğimiz yere hemen vardık. Bu kadar çabuk ben bile beklemiyordum açıkcası. Daha 9 ay var diyerek karşılıklı rahatlamanın ardından ben mutluluktan havalarda uçmaya başladım. Ama Uçuş da çok uzun sürmedi. İlk aylarda başlayan mide bulantısı ilk vuruşunu yapınca direk çakıldım. O neydi öyle bulantı dediğin adamı kusturur. Kusturmayacaksan niye öğürtüp duruyorsun. Yok efendim kuru bulantıymış. Kutu bulantı mı olur. Bulantı dediğin ıslak olur, kusarsın rahatlarsın. Ama nerde…Bütün hamileliğim boyunca ağzımda bir metal tadı öğür öğür durdum. Bunun dışında baş dönmesi falan yaşamadım. Genel olarak iyiydim yani. Gelelim aşerme durumuna. Açıkcası aşerme diye birşey olduğuna inancı pek de olmayanlardanım ben. Zira benim canım hep birşeyler ister. Ekstra birşey olmadı olsa da söylemeyi düşünmüyordum. Zaten adamı zor ikna etmişiz;) Ama sevgili eşim baktı ki ben sakin sakin kendi halimde götürüyorum zorla beni aşertti. Yok olmazmış canımın çektiğini yemezsem şöyle olurmuş böyle olurmuş. Bu bilimsel bir şeymiş falan da filan..Ee madem kendin kaşındın deyip biz de fırsatı değerlendirdik tabi.
Gülden Görgülü Güler
Erken doğum ile Ege dünyaya geldi. Neler hissettin? Hazırlıklı mıydın?
Erken doğum olunca  ne hissettiğim konusu biraz kargaşaya geldi. Bendeniz biraz planlı, programlı bir insan olarak  böyle ani gelişen durumlarda genelde olaydan kopuyorum. Bunda da ilk etapta öyle oldu. Sonrasında da olaydan sen misin kopan görürsün sen dercesine aldım ağzımın payını. Sıralı gitmek gerekirse yok canım değildir diye telaşla doktoru aradığımız 12 Şubat saat 7:30’da 9 Mart’a daha çok vardı aslında. Vakit gelmiş oysa. Bana soracak sanmıştım. Bir iki tekme uff sıkıldım artık burda falan demeler;)) Meğer öyle değilmiş işler.  Pat diye de olabiliyormuş. Oldu mu şimdi bu… Oldu oldu hem de öyle bir güzel oldu ki anlatsam kelimeler yetmez. Annesinin balı zaten olmuş 3kg 300gr niye beklesin ki!! Beklesin de annesi haftada bir doktora mı taşınsın, NST  incelemelerinde yüreği ağzına mı gelsin, hergün bugün mü yarın mı diye hop oturup hop mu kalksın. 8 aylık kocaman bir bebek olmuş benim bal böcüğüm kendi kararını vermiş hem de normal yollarla güzel güzel!!( bağırta bağırta)) geliyor daha ne yapsın… Başımda normal doğumda kararlı bir koca! okulda beni bekleyen tez hocam, iş yerinde yarım kalan işler ben daha ne olduğunu anlamadan oldu bitti herşey. Her sancının sonu keşke hep bu kadar güzel olsa.
Hayatında çok güzel şeyler yaptın ve yapmaya da devam ediyorsun. Ege’ye ilerde devamlı okuyacağı, onun da çocuklarına gösterebileceği,okuyacağı çok güzel bir hediyen var. Ondan bahsedebilir misin? Nasıl yazmaya karar verdin?
Öncelikle çok teşekkür ederim çok incesin. Evet zor bir karardı. Sonrasında iyi ki de yapmıştım dediğim ilerde çocuğumun, torunlarımın ve hatta belki de çocuğumun torunlarının okuyacağını düşünüp düşünüp heyecandan içimin titrediği bir şey ” Ege’nin Kitabı- Anne olunca her şey başka!”. Her şey işten ayrılmamla başladı. İş yerimde hamileliğimden itibaren haftada bir iki cümle yazdığım notlarıma evde de devam ettim. Dört yıldır not alan ben nasıl olduysa bunu eşimle paylaşmamışım. Sanki paylaşsam katkıda bulunacakmış gibi bir fırça yedim ki sormayın. Gece boyunca kâh gözleri dolarak kâh gülerek okuduğu notlarımı sabaha kitap yapma önerisiyle uyandırdı beni. Hem fikre hem de bu fikrin ondan gelmesine çok şaşırmıştım. Özelini paylaşmayı hiç sevmeyen eşim nasıl olduysa böyle bir öneride bulunmuştu. Hemen arkasından notları okuyan ablam ise dönülmez yola girmemi hızlandırdı. Ve sonuç notlarım kitap oldu.
Masal deyince aklına ne geliyor?En sevdiğin ve Ege’nin devamlı okumanı istediği masal var mı?Paylaşabilir misin bizimle?
Masal deyince aklıma sıcacık şeyler geliyor. Sıcacık bir soba veya alev alev yanan bir şöminede de çıtırdayan odunlar. Yani masalsı bir ortam. Hayal gibi güzel, gerçek gibi etkili. Gelelim Ege’ye.. Ege sanırım 2 yaşından itibaren hep kitap okuyarak uyudu. Yani elinde tuttu, resimlerini tek tek inceledi, arkadan gelen sesimiz ile de kitabın içine girip hayaller kurdu. Ege kitapları çok sevdi. Hepsini defalarca okuttu. En sevdikleri sanırım biçerdöverlerin, traktörlerin ve hayvanların bol bol olduğu çiftlikte geçen hikayeler oldu. Ama ayırması çok zor. Tabi bir de annesinin anlattığı masallar var. İşte onların Ege’de ayrı bir yeri oldu hep. Akışını değiştirebildiğimiz, onunda katkıda bulunabildiği, istediğimiz kadar uzattabildiğimiz, kitaplardan sonra uykuya geçişdeki son durak masallarımız herşeyden önce  bizimdi. Bu masalların içinde korku yoktu, endişe yoktu..Ve bu masalların hepsini Ege çok sevdi ama sanırım en sevdiği “Afacan Domuzlar” oldu. Masallarımla büyüyen oğlum şimdi okumayı öğrendi ve bu masalı kendisi seslendirmek istiyor.
www.hikayemasal.com ortaya nasıl çıktı? Masalları yazarken nelere dikkat ediyorsun? Neden sesli masal? Görme engelliler için de çok iyi bir fikir aslında onlarla görüşme imkanın oldu mu?  
Kitap çıkardık ya kendimizi bir şey olduk sandık. Oysa her eli kalem tutanın bastırınca parasını bir kitabı olabiliyor;) İşe geri dönme arifesinde bir rahatsızlık yaşayınca uzunca bir süre evde kalmak zorunda kaldım. Zaten kitabımın çıkmasındaki en büyük etken de bu. İşe başlamış olsaydım muhtemelen fırsatım olmazdı. Her neyse  evdeydim ve yoğun çalışan biri olarak bu boşluk bana fazla geliyordu. Aslında ilk önce masal kitabı çıkarmayı çok istemiştim ama resimli falan olunca maliyet artıyor. O yüzden de çıkaramamıştım. Biz de madem kitap yapamıyoruz  bir blogda masallarımızı paylaşabiliriz diye düşündük. Biz dediğim eşim, ablam ve eşi. Ve sonuç ablamın eşinin büyük emekleri sayesinde www.hikayemasal.com oluştu. İlk başlarda kendim ve yakın arkadaşlarımın seslendirdiği masallarımı zamanla tanıdığım tanımadığım bir sürü kişi seslendirmeye başladı. Ve bu bana terapi gibi geldi. Neden sesli kısmına gelince. Ben de bir anneyim ve masal okumaktan veya anlatmaktan fenalık geldiği zamanlarım bolca. Öyle anlarda anne babaların imdatlarına yetişeyim istedim. Aslında ne yalan söyleyim görme engelliler hiç aklıma gelmedi. Bu da benim ayıbım. İlk aklıma düşüren sevgili Hande İpekgil oldu. Radyoda konuk ettiğinde beni, bu konuyu vurgulaması kafamda şimşekler çaktırdı. Aklıma düştü bir kere. Birşey yapmalıyım diye düşündüğüm bir anda bu defa da İMZA:BEN ile karşılaştım. Sevgili  Banu Özkan Tozluyurt ve Esra Aylin Akalın’ın yürüttüğü “Kadın Mektupları” 3′lemesinin İMZA:KIZIN ve İMZA:KARIN’dan sonraki son ayağına yetişmek çok mutlu etti beni. Hemen yazdım mektubumu, gönderdim. Esra hanım bu seferki kitabın Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı (TÜRGÖK) yararına olacağını ve sonunda sesli kitap haline de getirileceğini, sesli masallarım için de kendileriyle iletişime geçebileceğini söyledi. Iyi ki de söyledi. Öyle güzel birşeye ortak olma şansı elde ettim ki anlatamam. Masallarımın bir kısmı ile 23 Nisan’da çocuklara vermek üzere CD hazırladılar ve tam 254 çocuğumuza hediye ettiler. Ve bunu benle doğumgünümde paylaştılar. Bugüne kadar doğum günümde  aldığım en güzel hediye..Çok mutluyum çok. Bu arada İMZA:BEN çıktı, tüm kitapçılarda. İçinde benim de kendime yazdığım mektubum var.
Sitende sadece masallar yok bir de ana baba hikayeleri var. Onlar nasıl çıktı? Ve bu konuda bir hedefin var mı?
Ana baba hikayeleri de masallardan sonra çıktı. Madem çocuklara masal yazıyorum büyüklere neden olmasın dedim. Hedeflerimin arasında bu hikayeleri geliştirmek var. Anne ve babaları kendi hikayelerini yazmaya teşvik edebilirsem biz büyüklerinden de sıkıldıkları zaman okuyacakları hikayeleri olacak. Her bir hikaye aslında hepimizin hikayesi. Hepsinde kendimizden birşeyler bulacağımız aşikar.
Çalışan bir annesin, Ege ile birlikte olduğunuz zamanlar da neler yapıyorsunuz?
Ege ile neler yapmıyoruz ki. Eğer evdeysek en sevdiği şey lego oynamak. Kuralına göre planına baka baka yapmayı  değil de hayal gücünü kullanarak yapmayı çok seviyor. Bu konuda çok da yaratıcı. Mükemmel şeyler çıkartıyor ortaya. Bunun dışında kutu oyunları oynuyoruz. Ailecek oynadığımızda keyfine diyecek olmuyor. Genelde babasıyla ama şimdilerde benimle de satranç oynamayı da seviyor. Oyun kurmak da çok hoşuna gidenler arasında. Bir de beraber yaptığımız kekler var. Kek yapmayı da çok seviyor ve çok zevk alıyor. Evden çıkacaksak eğer kapalı mekanları tercih etmiyoruz pek. Eymir bizim vazgeçilmezimiz. Orada bisiklet sürmeye ve balık ekmek yemeye bayılıyoruz. Çayır çimen her zaman tercihimiz.
En son olarakta 1Anne olarak anne ve anne adaylarına neler söylemek istersin?
Söyleyecek çok şey var, çok şey yok. Herşey o kadar çocuğa ve anneye özel ve değişken ki bu konuda ne desek boş. Ama 7 yıllık tecrübemle şunu diyebilirim ki  sakin, sabırlı ve kararlı olduğunda bir çok şeyin üstesinden daha kolay geliyorsun. Gerçekten “Anne olunca her şey başka”ymış

 

9 Yorum

    • Burcu 1 Anne Yazar | 11 Haziran 2014

      Hikaye masal gerçekten çok güzel. Bazen yorgun olabiliyoruz ve çocuklarımıza kitap okuyamayabiliyoruz, belki küçük bir çözüm olabilir, denemelisiniz mutlaka.

      Çok teşekkürler.

  1. mavianne 12 Haziran 2014

    TEBRİKLER
    Harika bir röportaj olmuş,
    Gülden’i tanımak güzel
    şanslıyım İmza:Ben’de birlikteydim,
    Yüzyuüze görüşme şansımız oldu
    sevgiler

  2. Merve 16 Haziran 2014

    Benim de oğlumun adı Ege 🙂
    Gülden hanımı başarılarından dolayı kutlarım, Allah gönlüne göre versin. Röportaj için de teşekkürler,çok içten olmuş her zaman ki gibi

  3. Gülden 16 Haziran 2014

    Çok teşekkür ederim herkese.. Yolum ne güzel insanlarla kesişti.. Burcucum umarım ilk fırsatta yüzyüze de görüşürüz. Sevgiler…

Bir cevap yazın