İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sana Güvenebilir Miyim Anne?

Sana güvenebilir miyim anne?

Eğitimler, güzel şeyler hep hafta içi olmasından dolayı belki çok fazla yakınıyorum ama bu sefer bu etkinliğe katılmam benim için çok iyi olacağını düşündüğüm için iş yerinden izin aldım ve bu güzel etkinliğe katıldım. Bu sorunun cevabını sadece ANNE olarak değil aslında babaların da böyle bir etkinlikte olmasını , onların da fikirlerinin alınması ve AİLE olarak çocuklarımıza nasıl davranmamız gerektiğini öğrenmemiz de fayda var diye düşünüyorum. Bazen çocuklarımıza hak etmedikleri şekilde davranışlar da bulunabiliyoruz. Anne olmaz dediği zaman BABA olacak diyorsa çocuk kötü bir ikilem de kalabiliyor maalesef.

Annelik Sanatı Dergisi ve Mavi Aile Danışma Merkezi‘nin düzenlemiş olduğu bu güzel buluşma da Belgin Temur 0-3 yaş çocuklarına nasıl davranmamız gerektiği hakkında ve özellikle de GÜVEN konusun da çok güzel bilgiler verdi. Sağlıklı bir iletişimin olabilmesi için güven duygusunun çok önemli olduğunu vurgulayan Belgin hanım ,bizlerin örnekleri ,hayatımızdan anlattığımız ,yaşadığımız olaylardan ile güvenin ne kadar önemli olduğunun üzerinde durdu. Belgin hanım, başlamadan önce gelenlerin tam olarak orada olmasını istiyordu , değişik bir şekilde ve herkesin katılarak başlamasını istediği için biraz bekledik. Gerçekten değişik bir şekilde başladık, herkes çocuğu oldu ve kendini anlattı, daha sonra da çocuğu olarak annesini anlattı.İşte bana sıra geldiği zaman bütün ipler koptu, ağladım.Dayanamadım , İpek biran da ağzımdan dökülmeye başladı, onu anlattım, onun tavrı, konuşması, hareketleriyle…

“Benim adım İpek, 3 yaşına giricem ama ben 5 yaşındayım, herkes bana İpek 1cimcime diyor ama ben niye cimcime dediklerini bilmiyorum, annemin hayatısı var o benim de hayatım, anneannemin duvarın da annem-babam ve benim beşiktaşlı fotoğrafımız var , biz ailece Beşiktaşlıyız…”

Bunları anlatırken dayanamadım nedense ağladım, aslında bir şey yok ama benim içim dolmuş ,konuşurken onun yüzü gözümün önüne gelmiş, göz yaşlarım artık duramıcam akıyor demeye kadar gelmiş ve artık damlalar akmıştı. Çalışan bir anne olmamdan dolayı belki de bu yaşadıklarım, daha 3,5 aylıkken bırakıp işe başlamıştım, çok zor gelmişti bana . Belki hata yaptım yapıyorum da. Belgin hanım çalışan annelerin hiç mi hakkı yok? Anne-baba olduktan sonra neden kendimize vakit ayırmıyoruz? dediği zaman işte o anda yaptıklarım geldi gözümün önüne. Anneme birkaç saatte olsa akşam bırakmama rağmen içim parçalanıyor, sanki yabancı da ,sanki beni büyüten annem değilmiş gibi ona güvenmemezlik değil tabi ki ama yorulduğunu düşünerek ve benim de sadece 3 saatte olsa zaman geçirmesini istediğim için belki de bu üzüntüm. Arada sinema-tiyatro kaçamakları yapıyoruz tabi ki eşimle . Yapmamız da gerekiyor.

İpeği anlattım ve sıra artık İpek gözünden annesini anlatmaya geldiği zaman da şunlar çıktı ağzımdan:

“Annemin adı Burcu, onu çok seviyorum, o da benim gibi pembeyi çok seviyor, devamlı bir şeyler yazıyor, bazen televizyon seyrederken ağladığını görüyorum, çok duygusal, benim her halimi çekiyorum, biraz sıkılıyorum istemiyorum ama annem çekiyor, benim annem kraliçe olmuş, duvarda fotoğrafı var…”

İpek annesini gerçekten bu şekilde mi görüyor bilmiyorum ama ben onun ağzından bu şekilde anlatabildim. Ben kızımı çok ama çok seviyorum. Çok duygusalım gerçekten, her şeyi kafasına takan, birisini üzmemek için her şeyi yapan ama küçük bir şeyden dolayı maalesef baz insanların tepkisini alan biriyim. Neden böyleyim bilmiyorum ama çekiyorum galiba bazı şeyleri.

Uzman Pedagog Belgin Temur,

  • 0-3 yaş dönemi çocuğun hayatında pek çok temellerin atıldığı önemli bir dönem olduğunu belirterek şu anda sahip olduğumuz becerilerin hepsinin 0-3 yaş döneminde kazandığını dolayısıyla  bu dönemde çocuğun fiziksel gelişiminin yanı sıra duygusal gelişimi de büyük önem taşıdığını ,
  • 0-3 yaş döneminin benmerkezcilik dönemi ve çocuk her şeyin ve herkesin kendisinin olduğunu istiyor, isteklerini erteleyemiyor olduğunu,
  • 0-3 yaş dönemin de ki çocukların ihtiyaçları karşılanırken annesinin bir uzvu olarak gördüğünü,
  • Çocuklarınızdan ayrılırken doktora gidiyorum gibi doğru olmayan sebepler söylemenin yanlış olduğunu onlara gidiyorum ama döneceğim mesajını vermenin ne kadar önemli olduğunu,
  • 0-3 yaş dönemin de ki çocuklara alışkanlıklar kazandırmanın önemini,
  • Annenin çocukla ilişkisinin çok önemli olduğunu,
  • 3 yaşından küçük çocuklara rutin televizyon seyrettirmenin alışkanlık haline getirilmemesini gerektiği,
  • Çocuğuyla az vakit geçiren ama mutlu olan bir annenin ,sürekli çocuğuyla beraber olan ama mutsuz olan anneden daha daha iyi olduğunu,
  • 0-3 yaş döneminin en önemli özelliği BAĞIMLILIK olduğuna dikkat çekmiştir.

Belgin hanım gerçekten çok güzel bilgiler verdi. Bunları yapabilirsek hem çocuklarımız hem bizler hep mutlu olacağız.

Annelik Sanatı Dergisi’ne ve Mavi Aile Danışma Merkezi’ne çok teşekkür ediyorum. Annelik Sanatı Dergisi’nin düzenlemiş olduğu 2. Blogger Buluşmasın da yer alabildiğim için ve bu güzel anneler ile tanıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Buluşmanın sonrasında da İpek için Panço‘dan benim için de Oriflame’den çok güzel hediyeler verildi. Emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın