İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çiğdem Özdemir İle Röportaj

Dolapta beklemesin kardeşim giysin ! diyerek başka çocuklara da yardım eden, edilmesini sağlayan , Zuzucan ile çocuklarımızın oyun oynarken ailenin önemini vurgulayan, Soran Anne olarakta herkesin merak ettiği sorulara çözümler bulan bir anne bu hafta bizlerle. Çiğdem Özdemir, iki çocuk annesi ve girişimci bir anne.

Bizlerle olduğu ve sorularımızı en içten şekilde cevapladığı için teşekkür ediyoruz .Bu güzel söyleşimize sizleri de davet ediyoruz, sizler de mutlaka Soran Anneyi twitter+instagram ve facebook hesaplarından takip edin. Çok güzel şeyler bulacağınıza eminiz. Hadi buyrun…

Merhaba Çiğdem kısaca kendinden bahsedebilir misin?

2 çocuklu, 3 site bir anneyim.

www.sorananne.com

www.kardesimgiysin.com

www.zuzucan.com

Elif 31 Ocak 2010 doğumlu. Kerem 15 Ekim 2012.Zor ama çok keyifli bir yolculuğun içindeyiz.14 yıl özel sektörde çalıştıktan sonra 2009 yılında girişimcilik maceram başladı. Onunla birlikte sosyal medya hayatım başladı.

Blogger olmanın yanında girişimci bir anne olarak çok güzel bebekler yapıyorsun. Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Adı neden zuzucan oldu?

Çok genç yaşlarda iş hayatına atıldım. O zamanlar öyle çok hayal kuruyordum ki. Her zaman kendi işim olsun istedim. Kafe açayım, pasta yapayım vs gibi klasik hayaller e-ticaretin gelişmesiyle yerine “internet tabanlı” hayallere bıraktı.

Hem internet hemde çocuklarla ilgili bir iş kurma düşüncesi 3 yıllık araştırma sonucunda yerini “örgü oyuncak” fikrine bıraktı.Ben Kosgeb destekli kurdum işimi.Proje hazırlığı 6 ay sürdü. Projeyi bakanlığa teslim etmeye 1 hafta kala isim değişti “zuzucan” oldu.Zuzucan, Adile teyzemizden (Adile Naşit) dinlediğimiz masallardan geliyor.O hep bize “kuzucuklarım” derdi.Çocuklar kuzu yerine zuzu diyor genelde.

Yani “zuzucan = çocuklar canımızdır” demek benim için.

Zuzucan bebeklerinin özelliği nedir?

%100 Türk malı. Sadece yün ve silikondan üretiyoruz. Kendi tescilli markamız / tasarımlarımız. Boncuk, metal, plastik vs içermiyor. Sigara içmeyen ev kadınları tarafından sağlıklı/hijyenik ortamlarda üretiliyor.

En önemli özellikleri “aile sıcaklığı aşılayan, şiddet içermeyen” oyuncaklar olması.

Konsept “aile” üzerine kurulu: Toprak, Yaprak, Kıpırcan, Kımılnaz, Dede, Anneanne karakterleri var. Yeşilsever Ailesi

Çocukları sevindirmeye devam ediyorsun ve güzel bir projeye de adım attın. KardeşimGiysin.com , bize biraz bilgi verebilir misin? Neler yapıyorsun?

Kardeşim Giysin 2013 Ağustos da hayata geçti. 2. el kıyafet vb bebek-çocuk ürünlerini ihtiyacı olan bir başkasına verme düşüncesi ile oluştu.Uzun süredir aklımda “çocuklara özel bir sosyal sorumluluk” projesi yapma düşüncesi vardı. Herşey 10 dk da oldu. Bu dedim, isim vs derken 10 dk sonra tüm site, mail, sosyal medya hesaplarını aldım.Şu an sistemimiz yenileniyor. En yakın zamanda daha hızlı ve çabuk yayına geçebilecek şekilde sitemiz yayında olacak. Şimdiki haliyle önce mail geliyor, yayına alınması vs uzun süre alıyor. Gelen taleplere yetişemiyorum.

Dolapta beklemesin kardeşim giysin” diye güzel bir sloganı var kardesimgiysin.com un , bu zamana kadar kaç çocuğumuza ulaşıldı? Bekleyen çocuklarımız var mı?

Ağustos – Şubat arası 300 civarı bebek-çocuk-anne giydirdik. Bunun içinde 5 okulda var. Tabi ki bekleyen kardeşlerimizde var. Dediğim gibi çok büyük bir talep var. En önemli sorun “site. Sitemiz daha fonksiyonel olduğunda işler daha hızlı ilerleyecek.

Belki ileri de “fiziki” ortama geçebiliriz. Bunu desteklemek isteyen firmalar bana ulaşmaya başladı. Aslında ben herkesin yapmayı düşündüğü olayı başlatmış oldum. Uzayı keşfetmiş falan değişim yani. Hepimizin büyüdüğü bir geleneği internet üzerine taşıdım. Bundan sonrası zaten gönlü zengin anne-baba-teyze-amca-abi-ablalarımız sayesinde ilerliyor.

kardesimgiysin -zuzucan dedik peki sorananne.com da neler yapıyorsun? Ne zaman blog yazmaya başladın? Blogger olman sana neler kazandırdı?

Soran Anne 2. Blogum. Önce inderimisteriz.biz isimli bir bloğum var. Ama anne olunca tüm dikkatim anne-bebek-çocuk konularına yöneldi.

Bende 2011 den beri Soran Anne’yim. Blog yazmaya başladığımda beri pekçok yeni dostluklarım, arkadaşlıklarım var. Bazılarını hiç görmedim bazılarıyla sık sık görüşüyoruz. Bazen yıllarca aynı apartmanda oturup bir kere bile selamlaşmadığınız bir dünya da yaşıyoruz. Ama internette “kendi görüşlerinize / hayat bakışınıza uygun ya da tam tersi insanları bulmak artık 1-2 dakikanızı alıyor. Sonrası hayat tecrübenize kalmış.

Bu tanışıklıkları doğru bir şekilde yürütmek ya da durdurmak zamanla oluyor.

Uzun süredir internet dünyasının içindeyim. İnternetin sadece “sohbet” olmadığını biliyorum.

“Bilmek” istiyorsanız “cevap” sizi bekliyor.

Bence internet ve sosyal medya bu.

Elif ve Kerem’le birlikte olduğunuz zaman neler yapıyorsunuz? Bir gününüz nasıl geçiyor?

O en zor soru bu olmuş. Ben çocuklarıma kendim bakıyorum. Bu nedenle hayatım zor geçiyor. Çok yoğunum. Mesela sen bu soruları bana göndereli hafta değil 1-2 ay oldu. Düşün yani.

İkisi de küçük. Ama bu benim tercihim. Büyüklerinde birbirlerine yoldaş olsunlar istedim. Biz bir gün göçüp gittiğimizde ister evlensinler ister yalnız yaşasınlar birbirlerinin en büyük destekçileri olacaklar.

Elif gündüz uyumaz. Kerem ise ancak 1-1,5 saat. En büyük kabusum 2009 dan beri doğru düzgün uyumamış olmam.

2 hamileliğimde çok zor geçti. Nedenini bulamadılar ama aşırı kilo aldım. Sol tarafımda kısmi felç oluştu. Yürüyemedim vs. Acayip hikayelerim var yani. Çocuklarım hiç uyku sevmedi. Elif gece de 12 kere kalkardı. Şimdi o uyuyor Kerem kalkıyor. Bu nedenle hayatım çok zor geçiyor.

1 sn bile oturmuyorum. O kadar koşturmacalı bir hayat. Sabah Kerem 4-5 gibi kalkar. Sonra Elifi uyandırmak için türlü şaklabanlıklar. Akşam 8-9 ikisi de uyur.

Bana kalan 1-2 saat.

Artık eve mi bakayım (bulaşık yemek vs) yoksa 3 sitemle mi ilgileneyim yoksa uyuyayım mı?

Seç seçebilirsen Gene Allah sağlık derdi vermesin diyorum. Bi şekilde büyüyorlar.

Çocuklarına buradan söylemek istediğin bir şey var mı?

Lütfen uyuyun

Annelere ve anne adaylarına 1Anne olarak neler söylemek istersin?

Anne-baba olmak için “hem istemek hem de hazır olmak” gerekli.

Anne olacağınızı öğrendiğiniz anda “siz yok oluyorsunuz”. Sizden geriye sadece bir asker zihniyetinde nefes alan bir varlık kalıyor. Önceden önemsiz olan herşey “çok önemli”, çok önemli diye kafa yorduklarımız “aşırı önemsiz” oluyor. Sadece “sağlıklı olmalıyım” ve “bunları yapmalıyım” oluyorsunuz. Hep o ana hazırlanıyorsunuz ama asla “hazır olduğunuza” inanmıyorsunuz. Böyle karmaşık ama bir o kadar da zevkli, yaşamın en güzel anına adım adım yaklaşıyorsunuz. Herşeyi çok düşünmeden anneliğin tadını çıkarmanız naçizane tavsiyem olsun.

Bu güzel soruların için sonsuz sevgiler,

sorananne@gmail.com

www.sorananne.com

https://www.facebook.com/sorananne.com

https://twitter.com/SoranAnne

 

 

Bir yorum

Bir cevap yazın