İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Müşerref Annenin Doğum Hikayesi

Doğum hikayeleri bazen acı ,bazen de komik ve heyecanlı yaşanmaya devam ediyor,etmeye de devam edecek. Aylık kontrollerimize gittiğimiz de cinsiyeti Kız/Erkek olarak belirlenmesine rağmen bazen işte son zamanlar da o bildiğimiz cinsiyet değişebiliyor. Bugün PrensPrensesi blogunun sahibi Müşerref hanım bizlerle. Bakın Müşerref hanım doğum hikayesini nasıl anlatıyor.

Eğer sizler de doğum hikayelerinizi bizlerle paylaşmak isterseniz

merhaba@1baba1anne.com

a maillerinizi bekliyoruz.

Müşerref hanıma bizlerle olduğu için tekrar teşekkür ediyoruz…

“Merhaba sevgili anneler henüz anneliğe ve babalığa hazır değilken,Sürpriz yumurtadan çıkıp hayatımıza renk veren neşemizin hikayesini dinlemek ister misiniz?

Denizimin varlığını öğrendiğimde 6 haftalık gebeydim ama kese yoktu ortada.doktor dış gebelik yaşadığımı gerçek bi hamilelik olmadığı söyleyerek bizi şoka soktu.eşim hayatının en zor dakikalarını yaşıyordu belkide..birbirimize bakıp bakıp susuyorduk.ağlamaktan gözlerim Japon balıklarına dönmüştü.doktor doktor gezdim en sonunda 9. Hafta hem keseyi gördük Hemde kalp atışlarını duyduk.harika bir şey o an hiç bir şeye değişilmeyecek kadar mükemmeldi,anneyim ben anne işte şimdi dünyanın en güçlü insanıyım dedim ve eşime sarıldım.o gece sabaha kadar karnıma karnımda ki minik meleğe sarılarak uyuduk.Tabi asıl heyecan şimdi başlıyordu.Çünkü ben bir kızım olsun süsleyeyim saçlarıyla oynayayım güzel güzel elbiseler giydireyim derken eşimde tam tersi oğlum olsun diyordu.kendine yoldaş arıyordu:)ben süslemeyi düşlerken oda iyi bir piyanist yetiştireyim derdindeydi.12 haftalık olduğumda doktor kontrolüm vardı daha cinsiyet için etken olduğunu düşünsem de bu dönemde öğrenen bir çok insan vardı.İçeri girdik bebeğimle tanıştık cinsiyetinin kız olduğunu öğrendik,aman Allahım havalara uçuyordum nasıl mutluyum melodi geliyordu.inanır mısınız hastaneden çıkar çıkmaz ne alsam derdine düştüm.herkesi arayıp bu müjdeli haberi verdim tabi sağlıklı olsun da kimse için cinsiyet önemli değildi.eşim hala bebeğimizin erkek olduğunu idda ediyordu.tabi ben 12 haftalık hamileydim ama henüz gr dahi almamıştım.çok sağlıklı besleniyor her gün cevizimi,sütümü,peynirimi ve pekmezimi mutlaka tüketiyordum.haftada iki kez balık yemeyi alışkanlık haline getirmiştim.16. Haftaya girdiğimde doktor değişikliği yaptım ve Ankara’nın iyi doktorlarından biriyle bu yola başladık.eşim bu sefer kendine çok güveniyordu.ben her gün kızımla sohbet ediyor ona şarkılar söylüyordum.sürekli keman dinliyor,piyano derslerine giriyor,yan flüt sesleri duyuyordu.çok alışmıştık birbirimize melodi geliyordu melodi..en azından 1 ay öyle olduğunu zannettik:)ama eşim haklıydı doktorumuz gözünüz aydın bıyıklı geliyor aramıza dedi ve ben hayatımı şoklara boğan hamileliğine bir şey daha ekledim.nasıl ya?ama benim kızım olacaktı.kimse anlamaz ama anne aslında her şeye hazırdır onun için önemli olan bebeğin sağlığı.kızım bir anda oğlum olmuştu.1 haftaya yakın kabullenemedim yavaş yavaş alışmaya başlarken bir isim düşünmeliyim oğluma:) hayalim vardı Lise yıllarımdan aklımda kalan bir türkü bir ses..bir oğlum olsun adı deniz olsun,deniz kadar Engin,deniz kadar güzel.evet Deniz benim oğlum Deniz olmalıydı.akıllı aklı başında saygılı sevgili iyi bir insan olmalıydı.babamız için isim önemli değildi oğlu olacaktı heyecanlıydı:)Deniz tahminimce sarışın olacak yeşil gözlü olacak ama mutlaka büyüyünce bıyıklı olacaktı:) 16. Haftada 300 gr aldım ama hala yemeye devam ettim.sütümü peynirimi cevizimi pekmezimi asla aksatmadım.hala dümdüz bir karın hamile olduğuma inanan olmuyordu.Deniz için hamile kaldığım günden itibaren bir defter tuttum 9 ay boyunca devam ettim.defteri pembe almıştım sonradan değiştirmedim.61.300 kg hamile kaldım 9 ayın sonunda doğuma 39+3 de girdim 66 kg ile.Deniz karnımda 35 cm 800 gr iken babasının kopyasıydı.minicik bir burnu vardı,sürekli gülüyordu.her sabah beni tekmeleriyle uyandıran minik adam beni huzurlandırıyor sabrı öğretiyordu.

30. Haftada banyo yaparken suya tepkileri farklılaşmıştı daha sakin ama hareketli çok huzurluydu.bu çocuk çok uslu ve güler yüzlü olacak diyede not düşmüştüm koskocaman.Defter tutmak güzeldi güzel olmasına da bizi kıskanan birileri vardı sanki,önceden bana yazardım diye sesler yükseliyordu.Aldığım her ultrason fotoğrafını bir albüm yaptım her şeyi özel olmalıydı.harika düşünülmüş zamanı geldiğinde teşekkür edilecek kadar güzel.

20/07/2013 ilk kez rüyama girdi oğlum.o an bütün iliklerimden sevgi kelebekleri geçti gitti.kumral minicik dudakları olan güzel yeşil gözlü bir melekti.Ağustos’ta odasını yapmış bütün eşyalarını kıyafetlerini mis gibi  tertemiz yerleştirmiştim. Adı gibi denizci odası vardı ayakkabıları özenle dizilmiş kıyafetler renk renk Deniz’i bekliyordu.
Çok az kalmıştı oğluma kavuşmaya..oğlum ne güzel bir kelime..ana gibi baba gibi yar gibi..herşeyden öte can gibi..
Son 15 gün kaldı.artık sabredemiyor sürekli doğ artık diye ortada dolanıyorum.4.800 kg aldım şu ana kadar.her gün aralıksız düzenli yürüyüşlerimizi yapıyor normal doğuma kendimi hazırlıyordum.kilo almamış olmam yada boyumun uzun olması normal doğum için yeterli miydi? Hayır elbette..Doğuma bir kaç gün kala hamile fotoğraf çekimi denize beş kala hatıra kareleri ekledik hayatımıza.Hepsinde ayrı ayrı duygular varken içimde ufacık bir korku bile yoktu az kalmıştı canımdan can olana kavuşmama belkide saatler vardı..

20 Eylül sabah 8 de uyandım sancım var ama düzenli değil.9 ay boyunca her gün gezdim şehir şehir yada şehir içi..o günde öyle yapacaktım.dışarı çıktık sancım devam ediyor ama en fazla arabada doğururum:) gece saat 11 di eve geldiğimizde.sancılarım sıklaşmıştı.hem kasıktan hem karnımdan baskı uyguluyordu bana.hemen duşa girdim sıcak su hem beni rahatlattı Hemde doğumu başlattı.çıktığımda suyum gelmişti çok sakindim.önce doktorumuzu aradık sonra oturdum saçlarımı tarafım kuruttum bir güzel düzleştirdim,makyajımı da yaptım.sancıdan kıvranıyordum ama oğluma güzel görünmeliydim. Hastaneye gittiğimizde 2 cm açılmam vardı olsun beklerim ben dedim. Suni sancı verdiler yüzde yüz sancı alırken vücudum yine çok dirençliydi ne ağlıyor nede bağırıyordum.hala poz veriyor anılara anı katıyordum. Sürekli muayene oluyordum,aradan 6 saat geçmesine rağmen hala 2 cm di..olsun ben beklerim verin sancıyı siz..9 saat oldu  10 saat oldu yok bir milim dahi ilerlemiyor.çok yoruldum.tam 13 saat oldu ve artık yenik düştüm ve bana o yeşil buz gibi önlüğü giydirdiler.soğuk ameliyat odasına girerken anladım ki ana olmak zor..
Aylarca hayalini kurduğum normal doğum bir anda sezeryana dönmüştü.13 saat sonunda çok yorgundum.oğluma kavuşacaktım..

Ve o an Deniz Hoş geldin sevgi böceğim,güzeller güzeli melek.canıma can katan nefes alışverişlerime hız veren heyecan küpüm..Hoşgeldin Hoşgeldin rüyalarımın gerçeği!

Koynuma sokulmuş onu bana getirdiler öptüm o mis gibi kokusunu içime çektim..

Şimdi ne mi yapıyorum? ŞÜKREDİYORUM…”

Prens Prensesi

İnstagram

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın