İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kendimce Çalışan Anne Olmanın Zor Yanları-4

Hayata tutunmak bazen ne kadar zor olabiliyor değil mi? Bir nefes senin bu dünyada olman için yeterli ama bazen hayatımız kısalabiliyor. Allah çocuklarımıza uzun ömürler versin, hep birlikte güzel bir dünya da hayatımızı sürdürelim.

Zaman çok hızlı geçmesine rağmen ben kendimi çok yorgun ve isteksiz hissetmeye başlamıştım. İpek büyüyordu fakat ben işe gittiğim için bazı şeylerden hep mahrumdum öyle de olacaktı . Yanlış yaptığımın farkında olmama rağmen hala yapmaya devam etmemde benim inatçı olmamdan kaynaklanıyor galiba. Şirket her yıl olduğu gibi o sene de toplantı hazırlamıştı ve Antalya’da gerçekleşecekti. Ben minnacık kuzumu nasıl bırakıp gidecektim? Gitmedim tabi ki ,gidemezdim. Süt kokan ,anne sütüne ihtiyacı olan minik prensesimi bırakıp hafta sonu için oralara gidemezdim. Benim için aile daha önemli. Diğer anneler ne yaptılar biliyor musunuz? Çocuklarını bıraktılar, eşlerini ,gittiler. Bana çok anlamsız gelen bu davranış onlar için normal bir şeydi. Değişikliğe ihtiyaçları olduğunu, motivasyonlarının artması için gideceklerini söylemişlerdi. Afedersiniz de benim motivasyonum ailemden uzakta olduğunda daha kötü olur ki…

Bazen insanın değişikliğe ihtiyacı olur, kaçamak yaparsın ama belli bir saati vardır o saatler sana aittir. Annem bazı zamanlar bize hadi siz gezin, İpek duruyor dediğinde içim rahat bir şekilde 2 saatte olsa gezebiliyor kafamızı dağıtabiliyorduk. Bize yetiyordu. Çalışıyorduk ve çocuğumuza ihtiyacımız vardı onunda bize ihtiyacı tabi.

Bir gün eve gittiğimizde annem İpeğe bembeyaz bir elbise dikmişti, saçını fıskiye gibi bağlamıştı. Küçükken bende aynı şekildeymişim. Kim görse İpek kesin Burcu’nun kızıdır diyormuş ,ben İpeği kendime benzetmesem de bana çok benzediğini söyleyip duruyorlar . Neyse, biz eve gittik baktım İpek çok güzel oturuyor. Sonra annem gel kızım deyince baktım emekliyor… Nasıl kötü oldum anlatamam. Meğer o gün hep emeklemiş annem bana göstermek için akşamı zor etmiş ve sonunda emeklediğini görüyordum. Nasıl duyguydu o anlatamam. Her hatırladığımda içim sızlar. Keşke ilk emeklediği anda bende görebilseydim  .Sağlıklı olsun da gerisi önemli değil, ha şimdi görmüşüm ha sonra ama işte çalışıyor olmam ve bunları sonradan görmem beni üzüyor. Eşimle beraber nasıl sevinmiştik hemen vidyosunu çekmiştik. Prensesim benim gel gel dedikçe tek tek elini bacağını öne doğru atıyordu. O akşam yatana kadar yordum onu emeklettim, fotoğraflarını çektim.

Çalışan anne olmak ne kadar zormuş ,neler yaşamışsın diyebilirsiniz ama benim yaşadıklarım belki de diğer annelerinin yanında çok çok iyi.

Annem başımızda olduğu sürece şanslı olduğumun farkındayım. Düzenli olarak banyosunu yaptırıyor, kıyafetlerini değiştiriyor, yıkıyor, ütülüyor, mamasını yediriyor…her şeyin en güzelini yapıyor. Gözüm arkada kalmıyor tabi ama işte içimdeki vicdan beni öldürecek. Ne çok abarttın, nedir bu öyle diyebilirsiniz belki ama ben bunları yaşarken hiç huzurlu değilim. O zaman işten ayrıl niye duruyorsun hala diyebilirsiniz, işte o zaman hayat şartları! Diyebilirim.

Sizler evladınızın ilk emeklediği anlarda neler hissettiniz? Neler yaptınız? Tepkiniz nasıldı? Hadi paylaşın…

Yaşamış olduğum ve bazı annelerinde yaşadığı şeyler belki de bunlar. Bundan sonra yaşadığım bütün zorlukları sizinle paylaşacağım. Sevgiler…

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın