İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Berna Kasapoğlu Serdarlı İle Röportaj

Yeni yaşımıza girdiğimiz bu günlerde heyecanımız gerçekten dorukta. Çok fazla anne-baba ile tanıştık ve Berna’da bunlardan bir tanesi. #SosyalAnneler olarak ilk buluştuğumuz gün Berna ile tanışmıştık ve onunda yeni kanalı açılıyordu. İlk bize anlatmıştı,bizi mutlu etmişti gerçekten faydalı bir site herkes için.

Hayat Ailemizle Güzel diyor ve ben bu cümleye çok katılıyorum .Benim hayatım da ailemle birlikte çok güzel.Tam birbirimizi bulmuşuz deriz,hayatımız bu şekilde gittiği sürece çok güzel olacağına eminiz.Bu hafta bu cümlenin sahibi, yeni açmış olduğu ailemizle.tv ‘nin sahibi ,3 çocuk annesi, güzeller güzeli yerinde hiç duramayan 1Anne bizlerle ,Berna Kasapoğlu Serdarlı…

Berna’ya çok teşekkür ediyorum, sorularımıza en içten şekilde cevap verdiği ,bizlerle olduğu için.Hadi buyrun sizlerde bu güzel söyleşimize.Keyifli okumalar…

Merhaba Berna, kısaca kendinden bahsedebilir misin?

Üç çocuklu her dem taze anneyim. Neden hep taze, çünkü annelik yolculuğu başladığı andan itibaren hep öğrenecek bir şeyleriniz var. Profesyonel mesleklerde geçerli olan “ben oldum, tamamım” diyememe durumu annelik için de geçerli.

Daha ilkokul yıllarında bile “kariyer yapacağım, ev işleriyle uğraşamam, yemek yapmaktan nefret ederim” derdim. Gazetelerde gördüğüm iş görüşmesinde nelere dikkat etmeli, iş yerinde nasıl giyinmeli gibi yazıları keserdim. Hatta annem de, bunlara ek olarak, prezantabl olmak nedir, şu kursu, bu kursu yazılarını keser getirirdi bana. İpler nerede koptu bilmiyorum. Şu an üç çocuğum var, evimin her türlü  işini de yemeğimi de kendim yaptım bazen sıkılarak bazen keyif alarak.

Kariyere değinecek olursam İ.Ü. İktisat diploması, halkla ilişkiler deneyimi, New York’ta televizyonculuk eğitimi, TRT deneyimi. Bunları annelikle harmanlayıp ortaya çıkardığım projem ailemizle.tv

3 çocuk annesi olmak nasıl bir duygu? Zorlukları var mı?

Üç çocuk çok keyifli. Bir oğlum, bir kızım varken, hem oğlum çok kardeş istediği için hem de kızıma kız kardeş olsun istediğim için üçüncüye niyetlendim. Herkesin ne cesaret dediği kızımı severken “iyi ki cesaret ettiğim miniğim” diye seviyorum. 1.5 yaşına geldi bile. Bana zor olmuyor mu sorusu sorulduğunda “yani tabii bazen oluyor ama çok keyifli” diyip ballandıra ballandıra anlatmaya başlıyorum. Eşim de “seni duyan 3 – 5 tane doğurmak ister, sana keyifli olabilir ama herkes için olmayabilir, öyle anlatma, sana inanıp doğuranlar sonra kapına dayanmasın” diyor. Hep şunu söylüyorum; bir kez anne baba olduysanız, o kapıdan geçtiyseniz hayatınız değişmiş demektir. Madem hayatınız artık değişti neden bir tane için olsun, daha çok olsun ki bu sevgi, hayatınızın değiştiğine daha çok değsin.

İlk hamileliğini öğrendiğin an neler hissettin? Sonraki iki çocuğunda da aynı heyecanı yaşadın mı?

Dört aylık evliydim, basit bir idrar yolu iltihabı için doktora gitmiştim, doktor bey antibiyotik yazmadan önce hamile olup olmadığımı sorguladı. Ben de çok emin bir şekilde “hayır, değilim” dedim. Ama doktor ikna olmayıp gebelik testi istedi. “Off aman be” diyip yaptırdım. Sonuç pozitif! Şok oldum. Gerçi diye şok oluyorsam: evli misin, evet; korunuyor musunuz, hayır. Sonuç tabii ki pozitif. Bir iki saatlik bir tereddütten sonra o tatlı heyecan başladı. O yüzden oğlumu da “iyi ki doğurduğum oğlum” diye severim. Sonra iki düşükle üç bebek kaybettim. Nihayet Selin geldi dünyamıza. Yine düşük yaparsam diye çok endişeli bir hamilelik yaşadım. Ama hep gönlümü ferah tutarak hamileliğin sağlıkla sonuçlanmasını bekledim. Selin’i severken de “iyi ki beklediğim kızım” derim.

Üç hamileliğin üçü de farklıydı. Ama heyecan hepsinde aynı, endişeler hepsinde aynı. Bu durum doğduktan sonra da böyle devam ediyor zaten.

Çocuklarla birlikte yaptığınız ve en çok bunu yaparken keyif alıyoruz dediğiniz şey var mı?

Bazen çocuklar bizim hayatımızı yaşıyorlar bazen biz onların hayatını yaşıyoruz. Evde birlikte vakit geçirmeyi de seviyoruz, onlarla dışarıda eğlenmeyi de. Eren bizimle kutu oyunu ya da satranç oynamayı seviyor, Selin resim yapmayı seviyor. Ela daha çok abla ve abiyle kikirdemeyi seviyorJ

Yeni açmış olduğunuz ve Hayat Ailemizle Güzel dediğiniz yeni bir kanalınız var ailemizle.tv .Biraz da ondan bahsetmek gerekirse neler söylemek istersiniz?

Benim dördüncü çocuğum.Eren’e hamileyken ve bebeklik döneminde hem  televizyonculuk eğitimi aldım hem bu alanda çalıştım. Selin’de bu projenin arka planını hazırladım. Ela’da çekimlere başladık. Ve şu an yayındayız. Türkiye’nin aile odaklı ilk web ekranı. Bir anne olarak hazırladım, dolayısıyla annelerin ihtiyaçları, onların aklına gelebilecek sorular ve cevaplar, röportajlarda doğaçlama ağzımdan çıkan kendi deneyimlerim, hepsi ekranda. Önümüzdeki zaman içerinde daha çok ve farklı projeler yer alacak ailemizle.tv’de. Tüm aileleri kucaklayan bir iletişim platformu olmasını istiyorum. Annelerden, babalardan gelen talepler de bu yüzden önemli benim için.

Kategorilerimiz: 9ay 10 gün, 0-3 yaş, 3-6 yaş, öğrencilik, yaşam, eğitim & etkinlik, alışveriş ve dileyen tüm ailelere mikrofon uzatacağımız ailenizle. Herkesin sitemizi ziyaret etmesini ve diğer ailelerle paylaşmasını diliyorum. Sürekli yeni videolar yükleyeceğimiz gibi sürpriz projelerimiz de olacak. www.ailemizle.tv

ailemizle.tv kurulurken başına gelen ilginç bir olay var mı?

Ela’ya hamileliğimin 28.haftalarında çekimlere başladık, ben doğurmadan 9ay 10 gün kategorisini tamamlamak için çok yoğun çalıştık. Doğuma bir hafta kala bitti planladığımız çekimler. Son hafta da evle uğraştım, düzene soktum. Tüm bu yorgunluğun üzerine epidural olmasına rağmen doğumhanede genel anestezi almış gibi uyuduğum anlar oldu.

Hamilelikte testleri konuştuğumuz video için görüntü ihtiyacımız vardı. Ben kan aldırırken çekim yapacaktık. Hastaneye gittik. Çekim de yapacağımızı söyledik. Ben 36-37 haftalık hamileydim. Hemşire hanım çekim icabı kan vereceğimi ve çekim icabı hamile olduğumu zannetmiş. Anlattım, anladım dedi, ama ben sandalyeye oturunca “aa sen gerçekten hamileymişsin” dedi. Çünkü otururken zorlanmıştım. Rol icabı karnıma yastık koyduk zannetmiş.

Bir de yine röportaja gidiyorum, taksinin radyosunda “24 şehit” haberini duydum. Röportaj esnasında çok zorlandım, sorular aklıma gelmedi, ara ara gözlerimin dolmasına engel olamadım.

Kız çocuklarının babaları ile ilişkileri çok farklı denir, Selin ve Ela babasıyla nasıl? Birlikte neler yaparlar?

Genelde bizim evde “anne-oğul, baba-kız” durumları “anne-kız, baba-oğul” durumlarıyla dengede. Ancak Ela biraz bu dengeyi bozdu. Çok babacı. Babaya çok şirinlik yapıyor. Tabii doğumdan önce “Allah’ım bir oğlan evlat, bir kız evlat duygusunu dolu dolu yaşadım. Şimdi 3. bebeğime aynı yoğunlukta sevgi hissedebilecek miyim” diye endişelenen baba, Ela’nın karşısında mest oluyor.

Bir de eşim hem reklamcı hem müzisyen. Bestelerini ilk ben dinlerdim, şimdi ilk dördümüz dinliyoruz. Sertab Erener’in son albümündeki “Dönmüyorsun” şarkısı eşime ait bestelerden biri. Onu bize ilk çaldığında Ela dans etmişti sallana sallana. O gece defalarca gitarıyla çaldı Ela dans etsin diye.

Annenle kendini kıyasladığın zaman farklılıklarınızın olduğunu görüyor musun?

Elbette var. Her şeyden önce herkes ayrı ayrı kişilik. Kaldı ki zaman çok farklı. Annelik çok farklı. Buna rağmen söz konusu olan evrensel “annelik” olduğu için benzer yönler de çok. Annem Selin’e hamileliğimden bu yana okul sezonu boyunca hep bizimle. Beş yıldır kendi ev düzeni yok, tabii bu arada babam Beyşehir’de yalnız kalıyor ve sürekli gidip geliyor. Torunlar uğruna hep yollarda. Umarım biz de ileride çocuklarımız için, torunlarımız için böyle fedakarlıklar yapabilecek güçte (sağlık açısından) olabiliriz. Onların hakkını gerçekten ödeyemem. Üç çocuk ve bir yeni iş projesi nasıl oluyor diye soranlara cevabım hep bu; annem babam sağ olsun.

En son olarak 1Anne olarak annelere neler söylemek istersin?

Berna 1Anne olarak “mükemmel anne yoktur, elinden gelenin en iyisini sevgiyle yapan anne vardır” demek istiyorum. Her şeyi kendim yapma eğilimim çok fazla. Çocukların her şeyiyle kendim ilgilenmeye çalışıyorum, evin her şeyiyle kendim ilgilenmeye çalışıyorum. Ama bir kişi için fazla hepsi birden. O yüzden en iyiyi yapacağım diye, her şeyi ben yapacağım diye kendinizi hırpalamayın. Ben bunu üçüncü çocukta anladım ve ev işleri için bir yardımcı buldum. İş yoğunluğum olduğunda da çocukları annemle baş başa bırakıyorum zaten.

İkinci çocuğu yapmakta tereddüt eden annelerin endişe etmemelerini öneriyorum, tek çocuk daha zor. İki veya üç tane olduğu zaman birbirlerini oyalıyorlar. Zorluktan çok keyifli anlara odaklanırsanız her şeyle daha kolay baş edebilirsiniz.

Kariyerini bırakan anneler de hiç üzülmesinler, kariyer kaçmaz, bir bakmışsınız farklı alanda farklı bir fikri geliştirmişsiniz ve daha mutlusunuz. Bugünden yarına ne olacağı belli olmaz.

Son olarak; çocuklarımızın ihtiyacı olan tek şey sevgi dolu ilgi. Bir de onlara iyi rol model olmak için kendimizi gözlemlemeliyiz, acımasız olmamak şartıyla kendi kendimizi eleştirebilmeliyiz.

Çok nasihat eder gibi oldu ama inanın hepsi tecrübeyle edindiğim şeyler olduğu için paylaştım. İlk çocuğumla üçüncü çocuğum arasında farklı bir anne oldum.

Aile olan herkes bilir ki “Hayat Ailemizle Güzel”.

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın