İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çetin Deliktaş İle Röportaj

Baba bloggerlar maalesef çok az ve twitter üzerinde Hande sağ olsun bizi Ankara’daki bir baba blogger ile tanıştırdı. Yine “Handemiz, sen çok yaşa!” dedik. Bloggerlar çok fazla ama baba olmaları ve bazı babalarında yazma sıkıntısı yaşamalarından dolayı onları bulmak zorlaşabiliyor.
Çetin bey kızı İmge için bir blog açmış ve Ankara’lı Annelerin tek babasıdır.Sizlerle tanıştırdığımız ve bu sayede bizde onu tanıma fırsatına sahip olduğumuz için çok mutluyuz.Hadi sizde Çetin beyi twitter üzerinden ve blogundan takip edin. 1Baba olarak yaşadıkları, yazdıkları bence çok önemli.
Çetin beye birkez daha teşekkür ediyoruz.Sorularımızı en içten şekilde cevapladı.Hadi bu güzel söyleşimize sizlerde buyrun, herkese keyifli okumalar…
İmge’nin geçmiş doğum gününü kutluyoruz.Yeni yaşı sağlıklı, huzurlu, bol neşeli geçsin ,seni seviyoruz prenses…
Merhaba Çetin bey bize biraz kendinizden bahseder misiniz?Çetin Deliktaş
19 Mayis 1975 İzmir doğumluyum. Tipik bir Boğa erkeğinin bütün özelliklerini taşıyorum. İlk ve orta öğrenimimi İzmir’de tamamladım. Okul hayatına devam etmedim. Ama kendimi her fırsatta geliştirdiğimi zannediyorum. Esnaf olarak hayatıma devam ettim. Ege insanlarına mahsus mudur nedir?, çok sıcak kanlıyımdır. Bu yüzden her türlü ortama ayak uydururum. Girişken ve katılımcıyımdır.
Yemek yemeyi ve yapmayı çok severim. Yani, mutfakla aram çok iyidir. İnternet kullanıcısı iken bir abimin sayesinde 35 yaşında internetçi oldum. Şimdi hayata geçirmeyi planladığım bir projem var. Onun hazirliklarini yapiyorum. Bunlarin yaninda en önemlisi kizima bakıyorum .
Eşinizle nerede ve nasıl tanıştınız? Nasıl evlenme teklifi ettiniz bizlerle paylaşabilir misiniz?
Eşim Hollanda vatandaşı bir Türk. 2006 yilinda Türkiye’ye geldi. İzmir ‘de bir nişanda tanıştık. Geçen süre içinde internetten arkadaşlığımız devam etti. Sık sık gelip gitmelerimiz oldu. Bir yildan sonra 8 mart 2008 yilinda evlilik karari aldik.
Evlilik teklifi etmedim. Güzel ve canim eşim, hala bir ümitle teklif etmemi bekliyor. Kendisi o kadar iyi bir insanki, geçte olsa teklif etmemde bir problem görmüyor.
Bizde olaylar hep değişik gelisti. Kız isteme ve nişan bizim evimizde aynı gün oldu 🙂 25Nisan 2009 da yine İzmir’de evlendik. Eşimin işi dolayısıyla ben tası tarağı toplayıp, Ankara’ya yerleştim. 4 yil geçmesine rağmen hala alışamadım bu şehre, muhtemelende alışamayacağım.
İzmir’den Ankara’ya taşındığınızda ne gibi zorluklar yaşadınız?
En baştada belirttiğim gibi ömrüm İzmir’de geçti. Ailemden ve enaz ailem kadar yakın dostlarımdan ayrı kalmak çok zor oldu. Benim dostlarım o kadar değerli ki, aslında biz çocukluk arkadaşıyız da diyebiliriz. 35 – 36 senedir hep beraberiz. Hiç kopmadık, Allah’ta koparmasın!
Ortam bir kere alıştığımın çok dışındaydı. İnsanların ve havanın çok soğuk oldugunu gördüm. İletişime geçememek en çok zorlayan şey oldu diyebilirim. Bunun dışında eşimin ve kızımın yanımda olması yetiyor. Şimdi birde Ankarali Anneler grubuna dahil olduk. Bununla beraber çevremiz bir parça daha genişledi. Bu da kendi adıma güzel birşey.
Eşinizin hamile olduğunu öğrendiğinizde neler hissettiniz?
2010 da bir Meleğimizin olacağının haberini aldık. Eşimin hamile olduğunu ilk ben öğrendim.  Hamilelik sürecide bizde farkli gelişti. Normalde ilk kadin öğrenir ve eşine süpriz yaparak söyler. Biz kan tahlili yaptırmıştık, kan sonucunu almak üzere ben gittim ve böylece ilk ben öğrendim.
Çok istememizden dolayı heyecandan kısa süreli şok geçirdim sanırım. Sürekli gülme halinde gezdiğimi söylüyorlar. Kelimeler yetmiyor o duyguyu anlatmaya, bir mucize karşısında nasıl bir hal alırsa insan aynı o durumdaydım. Tasvir edemediğimden sizin hayal gücünüze sığınıyorum 😉
Eşinizin hamilelik döneminde neler yaşadınız?
İlk işim 25 yil hiç aralıksız dumanını soluduğum sigarayı terk etmek oldu. Bebeğimizin cinsiyetini bütün baskı ve kışkırtmalara rağmen doğum gerceklesene kadar öğrenmedik. Alışveriş yaparken genelde ara renkler seçtik. Alışverişte en cok zorlandiğimiz noktada buydu. Çünkü satıcılar bile neden öğrenmedik diye kızar olmuşlardı bize, öyle bir durum 🙂
Eşimde gebelik şekeri çıktı, rejim yaptik. Bir ara kilo kiloya bile geldik. Şuan eşim kilolarını versede bende can simidi olarak hala durmakta. Nihayet 02 Haziran 2011 yılında, o yılın ‘ Regaip ‘ kandilinde, gökten rahmet yağarken kızımız dünyaya geldi. Genelde herşeyi ilk öğrenen ben, bu sefer bu hakkı eşime verdim 🙂 Doğum bazı şartlardan dolayı sezaryen ile gerçeklesince, kızımız olduğunu ilk eşim öğrendi.
Baba blogger sayısı maalesef çok az, blog tutmaya siz nasıl karar verdiniz ?
Aslına bakarsanız baba olunca anlayabildigim bir cok duyguyu paylasmak istegim vardi. Bunada sizin bloglari gorunce karar verdim. Henuz işin cok basindayim, yeni yeni ogreniyorum. Kizimla gecirdigim gunleri yada ailecek yaşadıklarımızı paylasmaya calisiyorum. Ne kadar basarili olacagimi bilemiyorum, ama paylasmak guzel bir sey. .
İlk doğum günleri çok önemlidir siz İmge’nin ilk doğum günü için neler hazırladınız?
Bu tamamen esimin buyuk caba ve organizasyonu sayesinde oldu. Annemiz herseyi yogun is temposu icinde organize etti. Ben sadece mekan ve odeme islerine baktim :).Imge’nin dogumundan itibaren fotograf ve video goruntulerini arsivledigimizi belirtmek ısterim. Eşim gecen 11 aydan birer fotograf secerek bir davetiye hazirladi. Davet yazisinida kendi duzenledi.Pastasını en çok sevdigi oyuncağı ve aynı zamanda cizgi film karekteri olan, Igore’u yaptirdik. Bahceli ve  cocukların rahatca oynayabileceği bir mekan sectik. Mekanin ic suslemelerini kızımın Varol dedesi ve ben birlikte hazirladik. Hasan dedesi bize oturarak destek verdi :).Dostlarimizla guzel bir dogum gunu partisi yaptik. Kizim pek anlamadi ama bizim icin  unutamayacagimiz bir gun oldu. Kizima hatıra kalması için, birinci doğum gününde bolbol fotoğraf ve video çektik!
Ailece neler yapmaktan keyif alıyorsunuz?
Kahvaltidan tutunda, sokagimizda yuruyuse cikmak bile bize keyif veriyor. Aslinda ailecek yaptigimiz her aktivite bizim icin inanilmaz keyif verici. Şu yada bu diye ayrim yapamiyorum. Bu ara parka cok gider olduk. Arada yaptığımız ve cok buyuk keyıf aldıgımız dıger seyde yuzmek! Evde cicek cizmekten yani boyama yapmaktan, birlikte yemek yemekten cok keyif aliyoruz. Alisverise cikmakta bizim icin keyifli. Kizimin bir tavsani var, adi Ipecik. Ipecigin evini temizlerkende cok keyifli vakit geciriyoruz. Imge bizim yaptigimizin aynisini yapmaya calisiyor, bizde dogal olarak mudahale etmiyoruz. Imge’nin kirli camasirlarini birlikte makinaya yerlestiriyoruz. Sonra birlikte asiyoruz. Ozellikle hafta sonları ailecek yatak keyfimiz var. Imge’yi uzun uzun opup kokluyoruz. Kizim arada yatakta zipliyor guluyor egleniyor. Keyif almadigimiz tek bir sey yok diyebilirim.
İmge ile baba kız ilişkiniz nasıl?
İmge her kiz cocugu gibi bana duskun. Bu tum gun birlikte vakit gecirdigimizden ve gun icerisinde bir cok seyi paylastigimizdan kaynaklaniyor. (Herzaman “Anne” farki var tabi. Onlarin arasindaki bag cok kuvvetli. Bundanda cok memnunum). Bende kizima cok duskunum. Onunla olan suanki iliskimiz, ilerde de her ikimiz icin faydali olacağını düşünüyorum. Umarim ilerde benimle bir cok seyini paylasir, suan ilerisi icin yatirim yapiyorum.
Son olarak 1 baba olarak söylemek istedikleriniz neler?
Babalarin biraz daha aktif olmalarini onermeden gecemecegim. Belki ben sansliyim evden calisip kizima bakabiliyorum. Cogu babalar maalesef uzun calisma saatlerinden dolayi ilgilenemiyorlar ama biraz daha fedakar davranip bize verilen bu muhtesem emaneti mutlu etmenin bir yolunu bulmaliyiz. Yavrularimizla gecirecegimiz zaman hem bizim, hemde onlar icin paha bicilmez bir surec. Gecen zaman asla geriye gelmeyecek. Babalarin (annelerinde tabi) bunu unutmamasi gerek.
@cetin3506

6 Yorum

  1. Fatih 12 Temmuz 2013

    Çetin Abi; Benin çocukluk ve gençlik yıllarımdan İzmirdekiğ mahallemizden arkadaşım. Kendisi zaten benim gibi internetle çok ilgili. Bir o kadar çocuğuylada ilgili olduğu için blogger olmak zor olmadı onun için. Hatta bende ilgili bir baba olduğum için yavaş yavaş benide ısındırdı blogger olma konusunda onun sitesinde yazı yazmaya başladım mesela gerçi yıllar önce bir blogg sayfası açmıştım kendime ama bir hevesti o dönem atıl duruyordu. Şimdi istanbulda iki çocuğum ve eşimle yeni hikayeler

  2. gamze 26 Temmuz 2013

    Çetin, Olcan ve tatlı İmge; sizleri tanımaktan büyük mutluluk duyuyorum. Yargılamadan insanları olduğu gibi kabul eden, hep şansı tanıyan güzel kalpli insanlar sizi seviyorum 🙂 Tabii bu röportajı yapan Batuhan’ı ve güzel ailesi Burcu ve İpek’i tanımaktan dolayı duyduğum mutluluğu paylaşmadan geçemeyeceğim. Dünyada iyi insanlar kalmadı, 30 yaşından sonra dostluk olmaz diyenlere inat; varlığınız umut veriyor.
    anlatanın, yazanın emeğine sağlık 🙂

  3. Cafer ŞEN 7 Şubat 2014

    Çetin hocam ”Evlilik teklifi etmedim. Güzel ve canim eşim, hala bir ümitle teklif etmemi bekliyor. ” demişssin, aynen bende hala daha evlenme teklifi etmedim ve eşim bekliyor 🙂

Bir cevap yazın