İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Saba Deniz İle Röportaj

Yeni bir hafta ve yeni bir röportajımız sizlerle. Bazı zamanlar insanlar bunalımda olur ve ne yapacağını bilemeden tıkanıp kalır. İşte o anda yanında onları dinleyen birisi olsa ,birşey tavsiye etse ,ona izlemesi gereken yolu gösterse ne güzel olur dimi? İşte o kişilerden birisi olan bir kadın ,1anne ile tanıştıracağız sizi.Hem anne ,hem yazar hemde Yaşam Koçu,evet bu hafta sizlerle Saba Deniz var.Bebekle

Yaşamı, kendini geliştirmeye yönelik bir oyun alanı olarak tanımlayan Saba Deniz bizlerle…

Sorularımızı en içten şekilde cevapladığı için Saba hanıma çok teşekkür ediyoruz. Hadi bu keyifli söyleşimize sizlerde buyrun.

Merhaba Saba hanım kısaca kendinizden okuyucularımıza bahsedebilir misiniz?

İsterseniz kimliklerimden yola çıkarak kendimi tanıtayım. Daha net olur. Ben bu aralar yoğunlukla anneyim. Yani en öndeki kimliğim annelik. Bunda cici kızımın iki buçuk yaşında  olmasının büyük etkisi var. Artık sadece onun bedensel ihtiyaçlarıyla değil ,zihinsel kurgusunu oluştururken mümkün olduğunca yanında olmaya çalışıyorum. Bu da bana annelik kimliğimin önemini hatırlatıyor.

İş kimliğim ise; Yaşam koçu ve nefes koçu olarak çalışıyorum. Bu kimliklerim kendi kişisel gelişimim için kullandığım teknikler olduğu için yaptığım iş bana iş gibi gelmiyor. Her danışanım evrenin bana bir hediyesi. Onlar sayesinde sınırlarımı genişletip, farkındalığımı dile getiriyorum. Ve her seferinde hepimizin tek bir bilinçte nasıl birleştiğimizi fark edip şükrediyorum.

Annelik ve iş kimliğimin birleşmesinden ortaya bir de yazar kimliğim çıktı. Aslında bu kimliğimin ilk tohumlarını internet ortamında ( www. Pudra.com / kişisel gelişim bölümü ) farkındalıklarımı  dile getiren yazılar yazarak ekmeye başlamıştım. Sonra cocuk sahibi olmaya karar verince ve bu süreç oldukça zorlu geçmeye başlayınca bunu dile getiren bir kitap yazmaya karar verdim.  İşte ilk kitabım “bebekle dogmak” bu şekilde ortaya çıktı. Yani cici kızım bana annelik kimliğinin yanında bir de yazar kimliği hediye etti.

Diğer alanlarda ise kendimi fırsat buldukça ifade etmeye çalışıyorum. Hoobylerim, sporcu yanım , sosyal hayatım olsun, aile hayatım olsun  çok öne çıkarabileğim bir şey yok. Hepsini dengeli bir şekilde yaşamaya çalışıyorum.

Ne zaman anne oldunuz?Annelik size neler kazandırdı?

İki sene önce kızımı kucağıma aldım. Ama ne zaman anne oldum dersenin aynı paralellikte olmadı. Kızımla paylaşımımız artıkça anne olduğumu anladım. İlk başlarda size öğretilmiş bir annelik yaşıyorsunuz. Ama yola çıktıkça ve bu yolda kendi çizginizi bulduktan sonra  gerçekten nasıl bir anne olmak istediğinize karar verip, o şekilde bir anne oluyorsunuz.

Annelik bana daha sabırlı olmayı, kararlarıma sahip çıkmayı, anı doya doya yaşamayı ve koşulsuz sevginin ne demek olduğunu anlamamı sağladı.

Hamileliğiniz boyunca eşiniz size yardımcı oldu mu?

Pek sayılmaz. Yani hele simdiki desteği ile karşılaştırınca, hamilelik sürecinde onu yok sayabiliriz. Hamililik sürecini pek kavramamış gibiydi. Onun için asıl süreç doğumdan sonra başladı.

Eşinizin size karşı tutumu nasıl değişti ?Doğumdan sonra davranışlarında      nasıl değişiklikler oldu ?

Bir ağaç büyürken nasıl toprağa köklenip,bir taraftan da dallarıyla serpilip büyürse bir ilişkide  benzer süreçlerden geçerek gelişiyor. Bizim ilişkimiz içinse; cici kızımızın aramıza katılmasıyla ilişkimizin eksik olan kökleri yerine oturdu, fazla dalları budaklanıp, sadeleşti diyebiliriz.

Doğumdan sonra aile içinde eş kimliklerimize ek olarak oynayabileceğimiz yeni bir oyun alanımız daha oldu, anne ve  baba rollerimiz. Bu durumda ilişkimizi geliştirdi, renklendirdi.

Ev ortamında daha çok yaratıcı yönlerimizi ortaya koyma fırsatımız oldu, bu da ailemize neşe ve çoşkuyu getirdi.

Birazda işinizden bahsedelim,Saba hanım neler yapmaktadır?

Yaşam koçu ve nefes koçu olarak çalışıyorum.  …

Yaşam koçu ifadesi son zamanlarda çok kullanıldığı için yıpratılan bir ifade oldu . Gerçek anlamından çıktı kişinin algısına göre anlam kazandı. Tam tam olarak yaptıklarımın çerçevesini çizecek olursam; Danışanımın farkındalığı anlaması, hayatının bir parçası haline gelmesine destek veriyorum. İçindeki sesleri anlamasını ve dengesinin sağlam olması sağlıyorum.Yaptığımız nefes ve koçluk çalışmaların sonuçun da danışanım iç sesini daha net duyabiliyor ve yaratımlarını evrenin ve bütünün hayrına gerçekleştiriyor.

Saba Deniz dediğimizde aklımıza ilk gelen size göre ne olmalıdır?

Farkındalığının farkında biri…Bunu biraz açaçak olursam.

Yaşamının her anını farkındalık içinde geçirmeye çalışan biriyim. Yani yaptıklarımın sorumluluklarını almaya çalışarak tecrübelerimden sürekli öğrenmeye çalışıyorum. Bunun anahtarı kimi zaman sadece anda kalmaktan, kimi zamansa olanı olduğu gibi kabul etmekten geçiyor. Sonrası ise bir sonraki noktaya beni götürecek eyleme karar vermek ve uygulamak. Bu da beni özgürleştirip, genişletiyor.

Bir insan YAŞAM KOÇUNA neden ihtiyaç duyar?

Yaşamda  kimi zaman tıkanıp kalıyoruz ve ne olduğunu anlayamıyoruz. İşte tekrar akışta olabilmeniz, yaratabilmeniz ve gücünüzü elinize almamıza yardımcı olması için bir yaşam koçundan destek alabilirsiniz.

Yaşam koçu  bunu nasıl yapar derseniz, sizi dinlemesini bilir, sizin karanlıkta kalan yönlerinizi aydınlatmanıza yardımcı olur.  Ayrıca , Yaşam koçu sizin içinizdeki kaosa son vermenize, netleşmenize, genişlemenize, büyümenize kısacası kendinizi en mükemmel şekilde ifade etmenize yardımcı olacaktır.

Farkında olmadığınız, veya unuttuğunuz potansiyelinize ulaşmanızda yardımcı olur.

Toplu eğitimler verirken nelere dikkat edersiniz?

Eğitimlerden önce kafamda işleyeceğim konu ile ilgili bir yol haritam ve konu başlıklarım oluyor. Eğitimlerde  bunlara sadık kalarak, grubun enerjisi ile uyumlanmaya çalışıyorum. Farklı gruplara eğitimler verirken aynı malzemeyi farklı şekilde işleyip aynı sonuca ulaşıyoruz. Bu da beni zenginleştirip, genişletiyor. Danışanların ihtiyaçlarına daha iyi hizmet edebilmemi sağlıyor.

Dairenin hangi noktasından baksakta sonuç değişmiyor, merkez hep aynı uzaklıkta ve aynı yerde. Ben sonuçta danışanlarıma bu gerçeği kavramalarında destek oluyorum.  Toplu eğitimlerde paylaşımların ve örneklerın çoğalıp dairemizi genişletmesine dikkat ediyorum.

Hayat çok zor,devamlı maddi sıkıntılar çekilmekte ve yeni evli çiftler biraz zaman geçtikten sonra bebek istemekte,kadınlar özellikle  eşlerine devamlı bu konuda konuşmakta ve aralarında bazen sıkıntılar  yaşamaktadırlar.Bu konuda ne yapılmasını önerirsiniz?

Hayatın hızı ile bizim yapmak istediklerimiz kimi zaman aynı hızda olamıyor. Bazı şeyleri ertelemek zorunda kalıyoruz. Evlilikte de çocuk sahibi olmak aynı şekilde ertelenen konulardan .Erkekler ya bu alandan uzak durmaya çalışıyorlar ya da mümkün olduğunda geçiktirmeye…

Eşler arası diyalog ve karşılıklı iletişim çok önemli. İki tarafta birbirinin isteklerini anlamalı ve olan tesadüfi bir durumu değil birlikte verilmiş ortak kararı yansıtmalıdır.

Kadınlar aslında  bu  çözümsüz değil. Bu bekleme süresinde tıbbın sunduğu imkanlardan yararlanabilir. Eğer ileri yaşlarda anne sahibi olmak istiyorsa, yumurtalarını dondurabilir. Bu da belki en azından biolojik yaşın getirdiği sorunları bertaraf etmesine yardımcı olur.

Böylelikle ilişkiyi büyütmeye ve derinleştirmeye odaklanılabilir.

En son olarakta bir Yaşam ve Nefes Koçu olarak okuyucularımıza ne      tavsiye edersiniz?

Yaşamın her anından keyif almalarını, hedeflerine giden yolda emin adımlarla ilerlemelerini dilerim. Unutmayın ki doğru ya da yanlış yok. Sadece yaşanan deneyimler var.  Bunları anlamlandıran, sınıflandıran bizim zihnimiz. Zihnimizin sınırlarından kurtulursak özgürleşmiş oluruz.Bu da bizi mutlu bir insan yapar. İçimiz ve dışımız dengede olur.Bu da zaten mutluluğun tanımı değil mi?

Dileğim herkesin yaşamlarında  mutluluğu her an kalplarinde hissetmeleri ve yansıtmaları.

www.sabadeniz.com

www.pudra.com

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın