İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Emine Annenin Doğum Hikayesi

Her hafta olduğu gibi bugünde sizlerle bir yaşamı,hayata gözlerini açmasını dört gözle beklenen bir presesin annesinin yazdığı hikayeyi getiriyoruz.Hayat herşeye rağmen devam ettiği gibi,bütün zorluklar,kolaylıklar da insanlar için.İnsan özelliklede kadınlar o kadar önemli varlıklar ki kadına değer vermeyen bir insan kendine şöyle bir bakmalı ve ben ne yapıyorum diye düşünmeli.

Emine anneye bizimle hikayesini paylaştığı için çok teşekkür ediyoruz.Bizlerle hikayenizi paylaşmak isterseniz maillerinizi bekliyoruz…

 Ben seni o kadar hayal ettim ki. Orta ikinci sınıfa giderken bir rüya görmüştüm. Rüyamda hamileydim ve kızım olacaktı. Tekmelerini hissediyordum. Aylarca bu rüyanın etkisinden kurtulamadım. Ne zaman sana sahip olacağım?diye düşünmeye başladım. Bazen o kadar sabırsızlanıyordum ki, sanki o an hiç gelmeyecekmiş gibi geliyordu. Böyle düşününce de hüzünleniyordum. Aradan yıllar geçti. Benim düzensiz adetlerimin de sebebi belli oldu. Polikistik over. Bunu bana ilk söyleyen doktor asla çocuğumun olmayacağını söyledi. Yıkılmıştım. Psikolojim bozulmuştu. Anneannen beni teselli edebilmek için neler neler söylüyordu. Ama benim tek düşündüğüm sana kavuşamayacağımdı. Yıllar içinde birçok doktorla görüştüm. Tedavi sonucu bebeğimin olabileceği ama büyük ihtimal tüp bebek olacağı söylendi. İçim bir nebze de olsa rahatlamıştı.

Evet rahatlamıştım. Ama sana sahip olmak için bir baba adayına ihtiyacım vardı. Bu defa da bu yüzden ümidimi kesmek üzereydim. Sonra hiç beklemediğim bir anda Rabiş halan(manevi halan) beni babanla tanıştırdı. Aşık olamam diyen ben ilk buluşmada babana aşık oldum. 1 hafta içinde evlenme kararı aldık ve 1,5 yıl sonra evlendik.

Senin aramıza katılacağın zamana daha çıkarken karar vermiştik. 2 yıl sonra gelecektin. Hem evliliğimizin oturması hem de benim ameliyatım yüzünden. Ama daha 1 yıl bile olmamıştı ki ben seni özler olmuştum. Evet meleğim seni henüz görmemiştim ama özlüyordum. Bir karar verdik diye babana da söyleyemiyordum. Sömester tatiliydi. Çok ağır grip geçirdiğim için eve kapalı kalmıştık. Biraz iyileşince babanla yemeğe çıktık. Orda baban konuyu açtı ve artık seni yanımızda istediğini söyledi. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Artık günler hiç geçmiyordu. Hemen doktor arayışına başladım. Kendimi tedaviyle hamile kalacağıma o kadar ikna etmişim ki. Bu konuda en iyi doktoru bulayım istedim. Doktorun Luset hanıma gittiğimde muayenelerim sonucunda polikistiğe rastlamadığını ama yaşım itibariyle deneme süresini uzatamayacağını, sadece 3 ay deneyebileceğimizi söyledi. İlk ay psikolojik gebelik yaşadım ve 3 test yaptım. Baban sonuncusunu öğrendi sadece. O gün Zelal ablanın doğum gününe gidecektim. O kadar kötü olmuştum ki beni teselli etmek için olsun bizde çocuksuz bir çift oluruz bile dedi. Seni belki de benden bile fazla istediği halde. Dayınlardayken de sürekli arayıp moralimi düzeltmeye çalıştı.

İkinci ayda daha reglime 15 gün kala mide bulantılarım başladı. Çok erken olduğu için hamie olabileceğim aklıma bile gelmedi. Midemi üşüttüğümü düşündüm. 2 gün kalaysa artık dayanamayıp test aldım. Pazar günüydü ve akşam 7 di. Banyo da babandan habersiz testi yaptım. Silik ikinci çizgiyi gördüğümde inanamadım. 3 kere gözümü kapatıp baktım. Banyodan çıkıp babanın yanına gittim ve ‘sanırım hamileyim ‘ dedim. O da şaşkınlıkla nasıl yani? Sanırım derken? Dedi. Ertesi günü beklemeyip hemen hastaneye koştum kan testi için. Tabi kapıdan çıkar çıkmaz da telefona sarıldım. Seni benim kadar heyecanla bekleyenler vardı. Onlara haber vermeliydim.

Test sonucunu beklediğim o 1 saat ömrümden ömür gitti. Ne olur test doğru olsun diye ne dualar ettim. Bu süre boyunca Nilay teyzen telefonda benimleydi. O benden de şaşkındı. Test sonucunu aldığımda okuyamadım. Hemşireye sordum. Evet hamilesiniz dedi. Eve uçtum resmen.O gece babanla şaşkın şaşkın gülüp planlar yaptık. Seninle maceramızda o gün yani 7 ağustos günü başladı.

Sana hamileliğimde bulantılar ve bel ağrıları dışında bir sıkıntım olmadı. Sürekli geziyor ve sana bir şeyler alıyordum. Çok mutluydum. Tek derdimiz senin kilo almıyor oluşundu. O kadar hareketliydin ki bu sebepten almadığını bile düşündük. Miniğimiz kilo alıp sağlıklı doğsun diye gıda takviyeleri ve haplarla geçirdim hamileliğimi. Hastanede hareketliliğin yüzünden sana kuduruk adını takmışlardı. O kadar kuduruktun ki sancılarım erkenden başlamıştı. Son 1 ay sıkı takiple geçti. Haftada 2 kere hastaneye gidiyordum. Sen hareket ettikçe daha da sabırsızlanıyordum. Sanırım benim sabırsızlığım sana da geçmiş olacak ki erkenden kavuşmak istedin sende.

Baban sabırsızlığını çok belli etmediği için benim kadar sevmeyecek seni diye çok üzülüyordum. Gizli gizli ağladığım günler bile olmuştu. Evde eşyalarını koklayıp seni bekliyordum artık. Ve sen fırlamalığını göstererek beklenenden önce gelmeye karar verdin. Doğumdan 1 gece önce hiç uyumadım. Kavuşacağımız anı hayal ettim. Kafamda beklide bin kere canlandırdım. Daha doğrusu canlandırdığımı sandım. Oysa hayal bile edememişim. Seninle kavuşmamız hayallerimin ötesindeydi. Nefes almaya başladım. Seninle yaşamaya. Dünyayı seninle gördüm meleğim benim. Senin var olduğun her an için şükrediyorum. Ve son nefesimi verene kadar da şükredeceğim. Baban seni gördüğü an bütün dünyası oldun. Şimdi birbirinize aşıksınız resmen. İkinizi bir arada görmek beni o kadar mutlu ediyor ki. İyi ki geldin bize yavrum. İyi ki bizimsin. Sen bizimle değil de biz seninle hayat bulduk. Seni çok ama çok seviyoruz canım kızım.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın