İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ayça Oğuş ile Röportaj

Bu hafta karşınıza 10 parmağında 10 marifet olan bir anneyi getiriyoruz.
Doğal bir anne, fotoğrafçı, oğlu daha 5 aylık iken doğayla birlikte yaşamaya başlayan, doğayı çok seven bir anne ,Ayça Oğuş
Her başladığı işi başarı ile yapan, çalışkan bir anne bizlerle. Sorularımızı en içten şeklide cevapladığı için kendisine çok teşekkür ediyoruz ve sizlerle bu güzel söyleşimizi paylaşıyoruz.Keyifli okumalar.

Ayça hanım merhaba ,ilk olarak kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?
36 yaşına yaklaşan, bir erkek çocuk annesi, fotoğrafçı diyebilirim kısaca 🙂
Evliliğinizin kaçıncı ayında-senesinde artık anne olmak istiyorum dediniz?

Evliliğimin tam 3. Senesini devirdiğim gün 16 mart 2007 de oğlumu kucağıma aldım desem daha doğru bir cevap vermiş olurum.
Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz o ilk anlarda yanınızda kim vardı ve nasıl bir duygu içinde oldunuz?

Tek başımaydım. Kan testinin sonucunu telefonda öğrendim, nöbetçi doktor söyledi. Hamilelik hormonlarınız biraz yüksek isterseniz haftaya bir daha bakın dedi :)Ellerim titredi, tek hatırladığım bu şu anda.
9 aylık bir serüvenin sonucunda siz hep yeni doğan bebeklerin fotoğraflarınızı çekmiştiniz bitanecik oğlunuz Erin’in fotoğraflarını kim çekti?

Doğum anını eşim çekti, odaya geldikten sonra benim de fotoğraf eğitimlerimi aldığım Yıldırım Çelik devam etti.
Fotoğraf bir tutkudur, özendir, güzel anların yakalanmasıdır, siz nasıl karar verdiniz fotoğraf çekmeye ?

Doğum fotoğrafını soruyorsanız eğer aslında iş benimle olmaya karar verdi bende teşekkür ederek kabul ettim diyebilirim. Eşim bir iş arkadaşının doğumuna girmemi, böyle bir hediye yapmak istediğini söyledi. Zor karar verdim ama iyi ki o kararı olumlu vermişim. O günden beri doğum fotoğrafı çekiyorum.
Çok fazla doğum fotoğrafı çektiniz ,çoklu doğumlar oldu mu yada aklınızdan ,gözünüzün önünden hiç gitmeyen bir olay yaşadınız mı?

Elbette çok var. Çoklu doğum dediniz, hiç unutamayacağım ve belki de bir daha  ne zaman tekrar karşılaşacağımı bilmediğim ikiz bebeklerin normal doğumu var.
Eşiniz nasıl bir BABA oldu ?Blogcu Baba olarak yazma görevini pek yerine getirmiyor galiba, her erkekte olduğu gibi onlar maalesef yazı yazamıyorlar 🙂

Tam teşekküllü, tam destek bir babadır eşim. Blogcu baba fikri benimdi ve her zaman yazmasını istiyorum ama kendisi dilinin sivri olduğunu, yazdığı zaman çok kişi tarafından okunmadığını düşündüğü için yazmıyor J Kendi yazıların agelen yorumların azlığından böyle düşünüyor bende zorlamıyorum. O yazılarını www.kampagidelimmibaba.com da yazıyor, daha çok hoşuna gidiyor.
Erin artık büyüdü ve ilk okula başlayacak, bu yeni yasayı nasıl buluyorsunuz?

Aslında bence sorun yok. 1 ay geçti, yasa onaylandığı zaman verilen sözlerin hiç biri ortada yok.Çocuklar yazmaya, okumaya başladılar bile ama çocuğuma baktığım ve hatta tüm sınıfa baktığım zaman ilk günler hariç şimdi hiç biri sıkıntı çekmiyor. Çok rahat adapte oldular hatta oğlum artık eğlenmeye bile başladı okumayla beraber. Nasıl bulduğum artık önemini yitirdi bence üzerinden zaman geçti ve şimdi en azından kendi tarafımda olumlu bir gidişat var. İleride neler olacak hep birlikte göreceğiz.
Yeni doğan fotoğraf atölyesinde neler yapıyorsunuz? Ne kadar sürüyor, katılmak isteyenler size nasıl ulaşabilirler?

Öncelikle atölyem yeni doğan fotoğrafçılığı üzerine değil doğum fotoğrafçılığı üzerine. İkisi arasında fark var. Doğum fotoğrafçılığı nasıl yapılır, hangi ekipmanları, hangi yazılımları kullanıyorum  hangi hastanelerde hangi kurallar var, aileye nasıl yaklaşılır, ne hizmetler sunulur, ne teslim edilebilir gibi bilgi ve tecrübelerimi paylaşıyorum. www.40haramiler.com/aycaogus adresinde atölye bilgileri güncelleniyor.
Yüz Kumbarası Fotoğraf Projeniz hakkınızda bilgi verebilir misiniz?

Yüz Kumbarası projesi,  Çoğu birbirini tanımayan, Muammer Yanmaz önderliğinde bir araya gelmiş, farklı görüşlerden, farklı bakışlardan, farklı yaşam tarzlarından 40 kişinin Türkiye’nin en büyük görsel belleğini oluşturmak amacıyla bir araya gelmesi diye tanımlanabilir.Yazarlar, oyuncular, müzisyenler, iş adamları, tiyatrocular, gazeteciler, bilim adamları, profesörler, yönetmenler, sporcular, şairler, ressamlar, karikatüristler ve daha niceleri. Her gün dinledikleriniz, seyrettikleriniz, yazılarını okuduklarınız. Bazen eserlerini tanıyıp, bilip kendilerini hiç görmedikleriniz.   Bazen sizi güldürenler, bazen ağlatanlar, heyecanlandıranlar. Yeni tanışıp hayran olduklarınız, eskilerden beri aşık olduklarınız.  Perde arkasındakiler, her daim hayatınızın içindekiler.  40 farklı gözün objektifinden 40’ar farklı isim. 1600 kişilik dev bir kumbara.
40 farklı kalbin daha hızlı atmasını sağlayan amacın asıl nedeni ise Down sendromlu çocuklar.. Yüz Kumbarası Projesi’nin tüm geliri, kendini down sendromlu çocuklarımızın eğitimine, hayata daha sıkı sarılmalarına, ümitlerini kaybetmemelerine adayan Dost Yaşam Vakfı’na aktarılacak. Kumbaraya eklenen her bir yüz, hayata sarılmaya çalışan bir başka yüzün umutlarına ışık tutacak. Kumbarayı asıl down sendromlu çocuklar açacak. Yani,  Dost Yaşam Vakfı’yla işbirliği içinde, Muammer Yanmaz koordinatörlüğünde bir araya gelen 40 kişinin tutkuyla yürüttüğü bir proje Yüz Kumbarası. (http://www.yuzkumbarasi.com/)
Annenizle kendinizi kıyasladığınızda nasıl farklılıklar görüyorsunuz?

Hmm. Zor bir soru. Aslında annesinin sözünü çok dinleyen bir anneoldum ben. Eski adetlere, çocuk yetiştirme kurallarına sıkı bir bağlılığım var o yüzden annemden çok destek aldım ancak nasıl farklılıklarım var bunu göremediğimi fark ettim bu soruyla J
En son olarak ta annelerimize-anne adaylarımıza ne tavsiye edersiniz?
Biz yeni nesil anneler çok fazla bilgi kirliliğine maruz kalıyoruz maalesef. Kendimi bu kirlilikten uzak tutmaya çalışarak çoğunlukla oğlumu ve kalbimi dinlemeyi tercih ediyorum ben, bu bağlamda belki bu cümle annelere ve anne adaylarına ışık tutabilir diye düşünüyorum .Her çocuk kendi başına bir kaynak o kaynağın başında durmayı ve nasıl fışkırdığını doğru gözlemlemeyi öğrenmek gerekiyor.
Teşekkürler ,sevgiler Burcu1anne…

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın