Anaokulundan Mezun Olduk

Zaman nasıl çabuk geçiyor …

25.07.2011 de doğdu cimcime daha dün gibiydi, şimdi anaokulundan mezun oldu. Zaman şaka gibi çok hızlı geçip gidiyor, hayatımız yoğun biz yoğun koşturup duruyoruz işte. Cimcime bir sene boyunca çok güzel günler geçirdi, öğretmenini ve arkadaşlarını çok sevdi. Özellikle Anastasia vardı onu hiç kimseyle paylaşamıyordu ama bazı nedenlerden dolayı Amerika’ya dönmek zorunda kaldılar. İpek çok üzülmüştü ama alıştı , şimdi de arkadaşlarından ayrıldı. 

Hepimiz yakın oturuyoruz ama herkesin işlerinden dolayı buluşma imkanı olamıyor, hayat şartları. Ben mesela çalışıyorum haftaiçi buluşmalarına katılamıyorum. Haftasonu da iş yap çocuklarla uğraş derken zaman geçip gidiyor. Geçen halasıyla pazara gitmiş ve en sevdiği arkadaşlarından birini görmüş ,nasıl sevinmiş nasıl. Bana akşam bir anlatması vardı ne kadar güzeldi. İlkokul döneminde neler yapacağız bilmiyorum. Hangi okula gidecek? Arkadaşlarına , öğretmenine alışacak mı? Nasıl bir dönem bizleri bekliyor sabırsızlıkla bekliyorum.

Karne günü hazırlıkları bir hafta boyunca sürdü, İpek şarkı öğrendi çünkü babalar gününe özel bir gösteri yapacaklardı. Ne yapacaksınız kızım? diye sorduğumuzda süpriz , söylemem deyip başka konulara yöneliyordu. O gün de bize Bana Bir Masal Anlat Baba şarkısını söyledir. Ben her zamanki gibi çok duygulandım, babamız da hediyelerini ve şarkıyı çok beğendi. Bazı çocukların babalarının gelmemesi kötü olmuştu, çocuklar benim baban nerede ? diye sorduklarında cevap verebilmek çok zordu. Bazı veliler bilmiyorum ama pek ilgisiz, alakasız olabiliyor maalesef. Her etkinlikte keşke çalışmıyor olsaydım da kızımın yanında olabilseydim dedim. Öğretmenler gününü kutladıklarında gidememiştim, İpek anne herkesin annesi vardı ama sen yoktun ,dediğinde çok üzüldüm hala da aklıma geldikçe üzülüyorum. İnşallah ilk okul döneminde bu tür etkinlikler çalışan anneleri de düşünerek çok fazla olmaz .

İpek öğretmenini çok seviyordu, en kötü günlerinde bile öğretmeni ne oldu benim kızıma diye sarıldığında o da sımsıkı sarılıp öylece boynunda kalıyordu. İlk öğretmeni Arzu hanım oldu, hayatımızda büyük bir dönüm noktası belki de. İpek onunla en güzel yılını geçirdi. Onu çok seviyoruz.

Bir sürü emek harcanarak karne günü için hazırlıklar yapılır ve yaramaz bazı çocuklar yüzünden her şey alt üst olur. Bizim sınıfımızda da yerinde duramayan, bazen söz dinlemeyen çocuklar vardı . O gün de öğretmenlerinin sözlerini dinlemediler çünkü anneleri yanındaydı. Bazen annelerin çocuklarına dur demesi gerekiyor , kötü mü düşünüyorum? Ben Kartal’a bile yapmasını istemediğim bir şeyi yapmaması gerektiğini belki kızarak belki onun seviyesine inerek belki de hııı o yasak diyerek anlatmaya çalışıyorum. Her çocuk bir değil tabi ki bunu da biliyorum ama işte bazen annelerin rahat değil de kesin olmaları gerekiyor. Karnemiz ile biz de fotoğraf çekilelim dedik ve ailece bir fotoğrafımız olsun istedik tabi yine Kartal yok. Yürüyor olmuş olsaydı götürecektim ama biliyorsunuz Kartal hala adım atmaktan korkuyor. Olsun seneye inşallah o da olur fotoğraflarda. 

Prenses kızım benim, canım kızım benim, hayatımın en güzel armağanlarından birisi olan İpek saçlı kızım benim. Allahım başarılarının devamını getirsin inşallah üniversiteden de mezun olduğunu görürüz. Sen bizim her şeyimizsin. Seni çok seviyoruz…

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*