Devrim Atılkan İle Röportaj

“Dünyaya yeniden gelecek olsam yine Elif’i ve yine Zeynep’i doğurmak isterdim.”

Bu güzel sözü kim söyledi tahmin edebiliyor musunuz? Devrim Atılkan !

Hayat çocukla çok güzel diyoruz her seferinde, onlara sahip çıkmak, onlara güzel bir gelecek verebilmek ,sadece bizlerin elinde. Devrim de çocukları için elinden gelenin en güzelini yapmaya çalışıyor ve yaparken de diğer anneleri ve çocukları düşünüyor. Her girişimci annenin ortak kararı belki de bu. Kendi çocuklarımız için çözüm ararken neden diğer çocuklarında bunlardan yararlanmasını sağlamayalım!

Girişimci 1Anne, çocuklarına aşık, yazar, çizer, öyle güzel bir hikayenin sahibi olan VeraZeyn‘in kurucusu Devrim Atılkan bizlerle. Hem VeraZeyn hem de hayattan konuştuğumuz röportajımız bugün sizlerle. Bakalım Devrim bizlere neler anlatmış. Bizlerle olduğu için tekrar teşekkür ediyoruz, sizler de mutlaka VeraZeyn ile tanışın. Bütün sosyal medya hesaplarından Devrim’e ulaşabilirsiniz. Takipte olmanız da fayda var.

Merhaba Devrim, kısaca kendinden bahsedebilir misin?

1977 Ankara doğumluyum. Ailem Mersin’de ve üniversiteye kadar ki okul hayatımı o güzel şehirde tamamladım. Üniversiteyi kazanmam ile İstanbul’a geliş, iş hayatımda eşimle tanışmam, onun Ankara’ya tayini ile evlenmemiz ve ardından sırayla Malatya, Bergama, Muğla ve şimdi Çanakkale’deyim. Şehirler arası yolculuklarıma iki güzel kız çocuk, bir kitap, bir marka sığdırmayı başardım.

İki kızın var seninle ve babalarıyla ilişkileri nasıl? Kız çocukları babalarına çok düşkün denir, seninkiler de öyle mi?

Hem de nasıl. Deyim yerindeyse ben bir erkeğe kur yapmayı büyük kızım Elif Vera’dan öğrendim. Rakipleri pes ettirip, babayı/erkeği ele geçirme faslını ise şuan Zeynep’i izleyerek öğrenmekteyim. Kız çocuklar anneye rakip, babaya aşık. Özeti budur.

VeraZeyn

Girişimci, yazar, dört dörtlük bir annesin. Çıkarmış olduğun “Sihirli 40 Hafta “kitabın hakkında bilgi verebilir misin? Nasıl yazmaya karar verdin?

4/4’lük anne değilim! Başlarda yani ilk kızımda böyle bir çabam vardı evet ama yıllar geçtikçe 4/4’lük olmaya çalışmanın annenin/kadının kendi kuyusunu kazmaktan öte bir çaba olmadığını gözlemledim ve bu hırsımı ( sanırım en uygun kelime bu olacak) törpüledim ve halen törpülemekteyim.

Sihirli 40 Hafta kitabı; Elif Vera’ya hamileliğimin 34.haftasında kalp atışlarını duymadığımız için hastane koridorlarında tek başıma koştururken ‘ya erken doğurtulmak zorunda kalırsa?’ diye endişe duyduğum o güne ita fen yazıldı. Hastanede boş kuvöz yoktu! Başka şehre nakil için transport kuvözde! Eğer doğurtulmak zorunda kalsaydı %95 ölüm riski demekti. Bir anne adayı için, bu deneyim çok can yakıcı ve ben yazmaya karar verdim o soğuk koridorlarda.

‘Eğer yaşarsa; bir gün bu deneyimlerimi bir kitap yapacağım ve gelirini yeni doğan yoğun bakım birimine bağışlayacağım.’ dedim.  Bir alet eksikliği yüzünden hiçbir bebek ölmemeli çünkü! Oysa ülkemizde her gün 1 uçak dolusu bebek alet eksikliği yüzünden yaşama veda ediyor. Anneler bebek kokusu yerine, toprak kokusu çekiyor içlerine. Çok can yakıcı. Bu kitabın güzel kapağını çizen ve tüm yazma sürecim boyunca bana yol arkadaşlığı yapan sevgili Esra’mın ise hakkını ödeyemem. Esra (İlter Demirbilek) ise yüz yüze tanışmamızda TGRT-Ceyda Tuna ile hafta sonu programında canlı yayın konuğu olduğumuzda gerçekleşti. 2-3 senedir sürekli yazışırken yüz yüze gelince fark ettik ki; bir kadın anne ise eğer, yürekleri de sanal ortamda bile BİR olabiliyormuş.

Yeri gelmişken; Bu kitabı alıp destek vermek isteyenler olursa bu linkten bize destek verebilirler. Kitabı imzalı olarak gönderiyorum.

http://www.verazeyn.com/ana-sayfa/imzali-sihirli-40-hafta-kitabi

Verazeyn.com nasıl ortaya çıktı? Neden Verazeyn? Bir hikâyesi var mı?VeraZeyn1

Girişimci annelerin ortak özelliği kendi çocuklarının ihtiyaçlarına/dertlerine çare bulabilmek amaçlı. VeraZeyn’de böyle çıktı. Marka olarak temelde anne-çocuk konseptli takılar vardı ki bu ana fikir Elif Vera ile aynı aksesuarları takma isteğimden geldi. Daha doğrusu kızım elimdeki tüm takıları alınca ben aksesuarsız kalıyordum ve tek çözüm aynı şeyleri takmaktı. J Ardından Zeynep’in doğum hazırlıklarında hastane odamı kendim süsledim. O kadar zamanımı aldı ki. Hele de o kocaman karınla oradan oraya koşturmak pek kolay olmuyordu. VeraZeyn-Kendi Odanı Kendin Süsle. Hem de 15 dakikada! Sepetleri ile vücut buldu. İçerisinde bebeğin cinsiyetine göre balonlar, pelür kâğıttan ponponlar, kapı süsü. Hoş geldin bebek kurabiyeleri. Firmaların numune ürünleri ve indirim kuponları. Daha neler neler. Hamile bir anne için oldukça pratik tak çıkar süsler ve ikramlıklar ve yeni anneye lazım her şey! Bu hizmet hala devam etmekte. Asıl izme ise Zeynep’in diş çıkarma sürecinde yaşadığı dertlere çare ararken karşıma çıktı. Kehribar Bebek Diş Kolyesi. O kadar işe yaradı ki. Diğer annelerle bu nimeti paylaşmazsam olmazdı! VeraZeyn-Kehribar Bebek Diş Kolyesi olarak patentimizi de aldık ve yola devam ediyoruz. İlkemiz #mutluanne #mutlucocuk

VeraZeyn açılımı ise; Elif Vera ve Zeynep. İçinde ki ‘y’ harfinin mavi olması ise kızlarımın ve markamızın isim babası olan eşim Hüseyin’in ‘y’ harfi;)

Kehribar taşının özellikleri nelerdir? Kehribar bebek diş kolyesi hakkında bilgi verebilir misin?

Kehribar ın en önemli özelliği taş olarak adlandırılsa da taş değil, çam reçinesinin fosilleşmiş hali. Yaşayan bir organizma yani. Özellikleri çok. O yüzden link vereceğim en altta detaylar için.

Kehribar bebek diş kolyesi; bebeklerin diş çıkartırken yani salya akıtma döneminde kullanılmaya başlaması önerilen bir ürün. Hatta Avrupa’da olmazsa olmaz! Biz bebeklere altın takarız ya doğduklarında. Orada doğan her bebeğe kehribar götürülür. Öyle değerli. ‘Aksesuar değil! Rahatlatma amaçlı kullanılıyor bu kolyeler. Dünyada çok, Türkiye’de İLK sloganı ile çıktık VeraZeyn olarak. Aktarmak istediğimiz bilgi kehribar bebek diş kolyesinin Antik Roma’dan başlayan bir tıp geçmişi var. Sarılık tedavisinden tutunda, her türlü üst solunum yolu hastalıklarının tedavisine kadar. Türk bilim adamı Ibni Sina, kehribarı birçok hastalığa ilaç olarak nitelendirmiş.

En önemli özelliği ‘ağrı taşı’ olması! En yaygın kullanım şekli ise bebeklerin diş çıkarma döneminde kullanılıyor olması.

Çünkü bebek salya akıtmaya başladığı dönemde göğüs bölgesini sürekli kuru tutmak gerekiyor ki bebek hastalanmasın. Bu dönemde bağışıklıkta kısmen düştüğü için kehribar hem bağışıklığını güçlendiriyor bebeğin. Hem de ağrısını alıyor. Dişte ağrı olmayınca bebek herhangi bir yemek yememe problemi yaşamıyor. Gıdasını almaya devam ediyor. Bünyesi zayıf düşmemiş oluyor. Ayrıca kehribar statik elektriği de topladığı için yani nazar dediğimiz olgu, çocuğumuzu bu negatif enerji akışından da koruyor. Sizin anlayacağınız 360 derece etkisi ile kehribar bebek diş kolyesi sayesinde bebekler her anlamda korunuyor.

Daha detaylı bilgi için şu linki okuyabilirsiniz.

http://www.verazeyn.com/ana-sayfa/kehribar-bebek-dis-kolyesi-nedir

Kolye mi yoksa bileklik mi diye sorulduğun da hangisi önerirsin?

Bu sorunun cevabı ne amaçla alacağınız da gizli. Aşağıdaki sınıflandırma size yardımcı olabilir.

  • Kolye: Bebeğiniz de diş çıkarma belirtileri başladıysa( http://www.verazeyn.com/ana-sayfa/bebekler-dis-cikarma-sirasinda-yasanan-sorunlar ) kesinlikle kolye. Bebeğinizin boynuna takılı olacağından bebeğin vücut ısısı ile kehribar içerisindeki enzimler bebeğinizde doğal ağrı kesici görevi görecek.
  • Bileklik: Bebeğinizin uyku düzeninde ki bozulma diş sebepli değilse, son zamanlarda anlamlandıramadığınız huzursuzlukları varsa, aşırı hareketlendiyse, uykuya geçişler uzadıysa, gerginse.
  • Öneri: Eğer kolye/bileklik konusunda kararsız kaldıysanız; kolyeyi bileğe çift dolayarak bileklik olarak da kullanabilirsiniz. Böylece ürüne çift fonksiyon kazandırmış olursunuz.

Kızlarla birlikte olduğunda neler yapıyorsun? Onlara buradan söylemek istediğin şeyler var mı?

Kızlarla birlikte günlük ev işlerini yapıyoruz daha çok. Zeynep’in burada ki görevi evi dağıtmamak oluyor tabi. Hoş bu pek de mümkün olmuyor. Genel de abla-kardeş birlikte geçiriyorlar zamanı ve ben gözcü oluyorum.Onları oynarken seyretmek çok keyifli oluyor. Sonrasında bireysel olarak onlarla ayrı vakit geçirmeyi tercih ediyorum.

Onlara buradan onları çok çok çok sevdiğimi söylemek istiyorum. İnsanın en kıymetlisi kendi yavruları imiş. Anne olunca anlıyor insan. Her ikisinin de çok farklı ve çok vazgeçilmez özellikleri var. İkisi de benim için çok çok özeller.

1Anne olarak anne ve anne adaylarına neler söylemek istersin? 

Her annenin ve anne adayının yolculuğu farklı! Ebeveynlik-bakım vs. hakkında okudukları kitaplar onların pusulası olsun ama gidecekleri yöne çocukları ile birlikte ‘kendileri’ karar versin. Annelik dendiğinde 2 x2=4 eder kuralı yok çünkü. Hamilelik dönemi ise bu yolculuğun bilet alma dönemi. Heyecan heyecan heyecan.. Ve anne olduktan sonra da bu güzel duygular artarak devam ediyor. Herkes bilsin ki; her bebek çok çok değerli! Ve bu güzel yolculuk hep devam ediyor.

VeraZeyn3

www.verazeyn.com

İnstagram

Facebook

 

 

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*